Turkish example sentences with "birbirlerine"

Learn how to use birbirlerine in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.

Tüm insanlar özgür, değer ve hak bakımından eşit olarak doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. Birbirlerine karşı kardeşlik düşünceleriyle davranmalıdırlar.

Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.

İnsanlar birbirlerine karşı dürüst olmalı.

Genç çift çok kısa sürede birbirlerine âşık oldu.

Birbirlerine bakan iki ayna, sonsuza kadar yinelenen bir görüntü yarattı.

Okul festivalini başarılı yapmak için birbirlerine yardımcı oldular.

" O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.

Üç komşu birbirlerine yardımcı oldular.

Sebep ve sonuç birbirlerine tepki yaparlar.

Odaya girdiğimi uyarmak için Tom ve Mary birbirlerine bağıramayacak kadar çok meşguldü.

Tom ve Mary birbirlerine çok âşık.

Tom ve Mary birbirlerine baktı.

Tom ve Mary ev ödevlerinde birbirlerine yardımcı oldu.

Tom ve Mary birbirlerine âşık oldu.

Tom ve Mary birbirlerine sırılsıklam âşık oldular.

Tom ve Mary birbirlerine asla yalan söylemediler.

Tom ve Mary kendilerini birbirlerine adadılar.

Tom ve Mary birbirlerine bağlılar.

Tom ve Mary birbirlerine derinden âşıklar.

Şirket politikasına ters olmasına rağmen, Tom ve Mary her karşılaşmada öpüşür ve birbirlerine sarılırlardı.

Tom ve Mary birbirlerine baktı ve gülümsedi.

Tom ve Mary sürekli birbirlerine hakaret eder.

Tom ve Mary birbirlerine güvenmiyor.

Tom ve Mary birbirlerine karşı iyiler.

Tom ve Mary'nin birbirlerine âşık olacaklarını asla tahmin etmezdim.

Arkadaş birbirlerine yardımcı olmalıdır.

Onlar birbirlerine yardım ettiler.

Onlar birbirlerine gülümsedi.

Onlar birbirlerine baktılar.

Kızlar birbirlerine bakıyorlar.

Bütün kızlar birbirlerine yardım ettiler.

Onlar bir zamanlar birbirlerine yardım etmişlerdi.

Kız kardeşler birbirlerine benziyorlar.

Onlar birbirlerine hayrandır.

Birbirlerine âşık gibi görünüyorlar.

Onlar birbirlerine akrabalar.

Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve kardeşlik ruhu içinde birbirlerine karşı hareket etmelidirler.

Cadılar Bayramı Kuzey Amerika'ya, bir şenlik ateşi etrafında hasadı kutlayan, birbirlerine hayalet hikayeleri anlatan, şarkı söyleyen ve fal bakan Avrupalı göçmenler tarafından getirilmiştir.

Arabalar birbirlerine çarptılar.

İkizler birbirlerine benziyorlar.

Birbirlerine hediyeler verirler.

Adam ve karısı birbirlerine yardım etti.

Birbirlerine âşık olacaklar.

Onların birbirlerine âşık olduğunu biliyorum.

Uzaktan, birbirlerine ateş ettiler.

Üç erkek kardeş birbirlerine yardım etmeliler.

Dostlar her zaman birbirlerine yardım etmeye isteklidir.

Birbirlerine sıkıca sarıldılar.

Birbirlerine güvenirler.

Birbirlerine alışmaları biraz zaman aldı.

Tom ve Mary bir süreliğine birbirlerine baktılar.

İnsanlar birbirlerine ve ülkesine zarar vermediği sürece neye inanmak istiyorsa ona inanmakta özgür olmalı.

Kızlar birbirlerine baktılar.

Sık sık birbirlerine yardım ederler.

Tom ve Mary birbirlerine bakıyorlardı.

Tom ve Mary birbirlerine baktılar ve ayağa kalktılar.

Birbirlerine alışmak biraz zamanlarını aldı.

Tom ve Mary birbirlerine saygı duymaya başladılar.

Birbirlerine bakıyorlar.

Tom Mary'yi öptü ve birbirlerine sarıldılar.

Tom ve Mary birbirlerine Fransızca bağırıyorlardı.

Tom ve Mary birbirlerine bağırıyorlardı.

Tom ve Mary öfkeyle birbirlerine baktılar.

Tom ve Mary bir an birbirlerine baktılar.

Tom ve Mary birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar.

Tom ve Mary şok içinde birbirlerine baktılar.

Tom ve Mary sessizce birbirlerine baktılar.

Tom ve Mary birbirlerine saygı duyarlar.

Tom ve Mary gerçekten birbirlerine âşık gibi görünüyorlar.

Tom ve Mary nadiren birbirlerine hediyeler verirler.

Tom ve Mary kendilerini birbirlerine tanıttılar.

Tom ve Mary birbirlerine yakın yaşarlar.

Tom ve Mary birbirlerine daha sık yardım etmeliler.

Tom ve Mary ilk görüşte birbirlerine âşık oldular.

Tom ve Mary birbirlerine hiçbir şey söylemediler.

Tom ve Mary birbirlerine gülümsemeyi durduramadılar.

Tom ve Mary birbirlerine gülümsemekten kendilerini alamadılar.

Tom ve Mary birbirlerine yeterince doymadılar.

Tom ve Mary birbirlerine çok bağlılar.

Tom ve Mary sadece birbirlerine bakarak orada oturdular.

Tom ve Mary birbirlerine hayranlar.

İnsanlar birbirlerine saygı duymalı ve sevgi beslemeli.

Onlar mıknatıs gibi birbirlerine çekildiler.

Manyetik bir çekimle birbirlerine çekildiler.

Neden insanlar sadece birbirlerine iyi olamazlar?

Komünistler birbirlerine "yoldaş" derlerdi.

Birbirlerine sık sık mektup yazdılar.

Tom ve Mary birbirlerine seslendiler.

Tom ve Mary birbirlerine aşıktılar.

Tom ve Mary birbirlerine sarıldılar.

Birbirlerine dik dik baktılar.

Tom çocuklarına birbirlerine yardım etmelerini söyledi.

Tom ve Mary birbirlerine bağırmaya başladılar.

Tom ve Mary birbirlerine yardımcı oldular.

O kadınlar birbirlerine benziyorlar mı?

Tom ve Mary birbirlerine güldüler.

İnsanlar, ekonomik ve duygusal yönden birbirlerine bağımlı olmamalıdır.

Tom ve Mary'nin birbirlerine ihtiyaçları vardı.

Tom ve Mary birbirlerine güvenirler.

Tom ve Mary birbirlerine bakakaldılar.

Also check out the following words: uçamaz, tekrarladı, Toplantıyı, başlatalım, Kinşasa, Kongo, Demokratik, Cumhuriyeti'nin, başşehridir, Yağmuru.