Turkish example sentences with "bazen"

Learn how to use bazen in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bazen bir kız mıyım diye merak ediyorum.

O bazen işe arabayla gider.

Bazen, şeyler onlara farklı açılardan bakılınca daha güzeldir.

Bazen büyükanneler, KGB'den daha tehlikelidir.

Bazen onlarla buluşuyoruz.

Bazen kardiyovasküler hastalığın ilk belirtisi ölümdür.

Kodaman Homer'in bile bazen başı öne eğilir.

Onun arkadaşlarının hepsi vücut yastığıydılar,ve onunkilerinin hepsi oyuncak bebektiler;böylece bir ölüyü canlandırmaya olan düşkünlüklerine yapıştılar.Fakat onların cansız nesne olmamalarından fakat kompleks duyguları olan insanlardan dolayı onların ilişkileri bazen gergindi.

Zenginler bazen fakirleri hor görürler.

Müttefikler bazen savaştan kaçınamadı.

Kör bir sincap bile bazen bir meşe palamudu bulur.

Meg bazen Ken'i sıkıyor.

Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.

Biz bazen bir oyun oynamalıyız.

İnsanlar bazen yemeleri gerekenden daha fazla yemek isterler.

Beni bazen ziyaret eder.

"Bazen sana uğramamın bir sakıncası var mı? " "Hayır, hiç. "

Nereye gittiğimizi bilmek için bazen geriye bakmamız gerekir.

Tartışmalar uzun ve bazen acıydı.

Ben bazen ofisimden kaçarım ve bir fincan kahve içerim.

Ben bazen ona çok uzun bir mektup yazarım.

Bazen "curve"'ü "carve" ile karıştırıyorum.

Bazen patenle kayarım.

Bazen bir konserve açacağı olarak makas kullanırım.

Yurt dışına bazen yalnız seyahat ederdim.

Bazen evi hayal ederim.

Ben bazen onu ziyaret ederim.

Bazen onunla tenis oynarım.

Bazen akşam yemeği pişiririm.

Bazen çit boyunca komşumla konuşurum.

Bir köpek bazen tehlikeli bir hayvandır.

Dedem tek başına kaldığında bazen kendi kendine konuşur.

O, bazen aşırıya kaçmak istiyordu.

O, bazen beni görmeye gelir.

O, bazen bana uğrar.

O, bazen araba ile işe gider.

O, bazen içeride uyur.

Bazen orada öğle yemeği de yiyor.

Kötülük bazen kazanır.

Öğretmenler bazen öğrencilerinin stres atmasına izin vermeliler.

Jane bazen okula kadar koşar.

Ben sabah saatlerinde bazen onu aramalıyım.

Tom bazen müşterilerinden fahiş fiyat ister.

Tom bazen müşterilerini dolandırır.

Tom bazen gerçekten inanmadığı şeyler söylüyor.

Tom bazen televizyonda görünür.

Tom bazen içerde güneş gözlüğü takar.

Tom bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.

Tom bazen ağzı açık çiğner.

Yanlış bir çeviri sonucu bazen felaket olabilir.

Bazen kahkahayla gülme dürtüsüne karşı koymak zordur.

Yalnızken, büyükbabam bazen kendi kendine konuşur.

Bazen ikizleri ayırmak zordur.

Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.

Bazen bir merdiven kötü bir şans işaretidir.

Bazen zengin insanlar çok parası olmayan diğer insanlara tepeden bakarlar.

Dick bazen okula geç kalır.

Susie bazen babasının ofisini ziyaret eder.

Beni bazen ara.

O, bazen tek başına zaman geçirir.

Bazen TV izlerim.

Bazen yalnız hissediyorum.

Biz bazen onlarla görüşürüz.

Bazen onlarla görüşürüz.

Onlarla bazen görüşürüz.

O bazen tv izler.

Lucy bazen May'i ziyaret eder.

Bazen onu televizyonda görürüm.

Tom bazen çok hızlı sürer.

Bazen seni görmeyi umuyorum.

Kapı bazen açıktır.

Biz bazen hatalar yaparız.

Rüyalar bazen gerçek olur.

Benim köpeğim bazen ot yer.

Bazen çimenlere uzanırım.

Onlar bazen beyzbol oynarlar.

O, bazen eve geç gelir.

Bazen annemin rüyasını görüyorum.

Ben bazen anneme mektup yazarım.

Bazen her şey yanlış gidiyor.

Babam bazen yurtdışına gider.

Bazen Fransa'ya gitmek istiyorum.

Bazen öğleden sonra erken saatlerde uykulu hissediyorum.

O, bazen okula gelmez.

Ben bazen öğleden sonranın ilk saatlerinde uykulu hissediyorum.

O, bazen tuhaftır.

Bazen su kıymetli bir meta olur.

O, bazen ümidini kaybeder.

Biz bazen araba süreriz.

O, bazen beni karşılamak için gelir.

İşe bazen yürüyerek bazen de bisikletle gidiyorum zira yaşadığım yer işime çok yakın.

İşe bazen yürüyerek bazen de bisikletle gidiyorum zira yaşadığım yer işime çok yakın.

Bazen yürüyüş için dışarı çıkarım.

Biz bazen gölde yüzeriz.

Bazen oğluna yazar.

Bazen okula geç kalır.

Bazen bir kız gibi görünüyorsun.

Bazen arabayla gezmek için dışarı çıkarız.

Bazen bizim için akşam yemeği yapar.

Duruma bağlı olarak; bazen öyledir, bazen değildir.

Duruma bağlı olarak; bazen öyledir, bazen değildir.

Also check out the following words: hastayım, Dorenda, Kurabiyelerini, paylaşıyor, bilmeyecek, Uyumaya, Neden, soruyorsun, Prezervatifin, postane.