Turkish example sentences with "yapabileceğimiz"

Learn how to use yapabileceğimiz in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Şimdi yapabileceğimiz en iyi yol odur.

Cenazeyi ona teslim etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yoktu.

Şu anda yapabileceğimiz çok az şey var.

Bütün yapabileceğimiz polislerin gelmesini beklemektir.

Bütün yapabileceğimiz onu beklemektir.

Onlar için yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu.

Yapabileceğimiz tek şey ona katlanmaktı.

Yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledim.

Tom'u bulmak için yapabileceğimiz her şeyi yaptığımıza seni temin ederim.

Yapabileceğimiz herhangi bir şey var mı?

Yapabileceğimiz bir şey var mı?

Yapabileceğimiz tek şey beklemek.

Ona yapabileceğimiz bir şeyin eğlenceli olabileceğini biliyorum.

Yapabileceğimiz bir şey yoktu.

Yapabileceğimiz her şeyi yapacağız.

Senin için yapabileceğimiz bir şey var mı?

Yapabileceğimiz bir şey var.

Yapabileceğimiz bir şey olmalı.

Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey var mı?

Bütün yapabileceğimiz beklemektir.

Bütün yapabileceğimiz ümit etmektir.

Şimdilik bütün yapabileceğimiz bu.

Sanırım yapabileceğimiz bütün şey beklemek.

Bütün yapabileceğimiz bu.

Şu anda, Tom'u kurtarmak için yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Elimizden gelen şey dua etmektir.

Tom'u kurtarmak için yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Onu geri getirmek için yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Bu yapabileceğimiz en iyisi mi?

Şu anda yapabileceğimiz tek şey yemek yemek.

Çevremizi korumak için yapabileceğimiz birkaç şey var.

Keşke yapabileceğimiz başka bir şey olsa.

Yapabileceğimiz herhangi bir şey yok mu?

Tom'a yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey yok mu?

Yapabileceğimiz her şeyi yaptık.

Aşk en büyük suçludur. Hiçbir kurala uymaz. En fazla yapabileceğimiz de suç ortağı olmak.

Korkarım yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Şu anda yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

O sorun hakkında yapabileceğimiz bir şey yok.

Onun hakkında yapabileceğimiz bir şey yok.

Tom'u bulmak için yapabileceğimiz her şeyi yapacağız.

Artık bütün yapabileceğimiz Tom'un yapmaya söz verdiği şeyi yapmasını ümit etmektir.

Yapabileceğimiz bir şey yok gibi görünüyordu.

Sadece Tom'a yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey olmasını diliyorum.

Bu şimdilik yapabileceğimiz en iyi şey.

Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey yok.

Beklemek dışında yapabileceğimiz bir şey yok.

Şimdi yapabileceğimiz daha ilginç bir şey var mı?

Tom'a yardım etmek için yapabileceğimiz hiçbir şey olmadığını düşünmeye başlıyorum.

Yapabileceğimiz başka bir şey olmalı.

Yapabileceğimiz bir şey olduğunu sanmıyorum.

O, yapabileceğimiz bir şey gibi görünüyor mu?

Sanırım yapabileceğimiz başka bir şey yok.

Gerçekten yapabileceğimiz daha fazla bir şey yok.

Burada yapabileceğimiz daha fazla bir şey yok.

Yapabileceğimiz daha ilginç bir şey var mı?

Sizin için yapabileceğimiz başka bir şey var mı?

Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey yok gibi görünüyordu.

Yapabileceğimiz her şeyi önceden yaptık.

Tom hakkında yapabileceğimiz bir şey yok.

Tom için yapabileceğimiz daha fazla bir şey var mı?

Bunun büyük bir sorun olduğunu biliyorum fakat onun hakkında yapabileceğimiz bir şey yok.

Şu anda yapabileceğimiz her şeyi yaptık.

Kesinlikle yapabileceğimiz bir şey vardı.

Tom yapabileceğimiz başka bir şey olmadığını söyledi.

Yapabileceğimiz daha fazla bir şey yoktu.

Beklemekten başka yapabileceğimiz bir şey yok.

Bu gece yapabileceğimiz bir şey yok.

Yapabileceğimiz daha fazla bir şey yok.

Yapabileceğimiz başka bir şey yok.

Yapabileceğimiz çok fazla bir şey yoktu.

Yapabileceğimiz en iyi şey bu mu?

Yapabileceğimiz başka bir şey var mı?

Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey yok mu?

Sizin için yapabileceğimiz bir şey var mı?

Onuruyla ölmesine izin vermek dışında, Tom için artık yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Yapabileceğimiz bir şey yok. Onunla baş etmeyi öğrenmek zorunda kalacaksın.

Yapabileceğimiz bir şey yok mu?

Yapabileceğimiz başka bir şey yok mu?

Belki yarın yapabileceğimiz bir şey önerebilirsin.

Yarın yapabileceğimiz gerçekten eğlenceli bir şey biliyorum.

Yapabileceğimiz daha başka birçok şey olduğundan eminim.

Yapabileceğimiz bir şey yok.

Bütün yapabileceğimiz Tom'u beklemek.

Bütün yapabileceğimiz dua etmek.

Yapabileceğimiz tek şey onu denemek.

Şimdi tek yapabileceğimiz beklemek ve Tom'un ne yaptığını görmek.

Yapabileceğimiz bir şey varsa, sadece ara.

Annem ebeveynliğe tamamen hazır olmak için yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledi.

Yapabileceğimiz yerde işbirliği yapalım, yapmamız gereken yerde karşı koyalım.

Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey varsa lütfen bize bildirmeye çekinme.

En azından yapabileceğimiz bu.

Bu konuda yapabileceğimiz çok şey yok.

Yapabileceğimiz tek şey bu.

Şimdi yapabileceğimiz tek bir şey var!

Şimdi tüm yapabileceğimiz, hayatlarımıza devam etmek.

Bizim o konuda yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Uzayda yolculuk yapabileceğimiz zaman geldi.

Hala yapabileceğimiz şeyler var.

Bizim yapabileceğimiz yardım edebilecek bir şey biliyorum.

Çok geç geldik. Yapabileceğimiz bir şey yoktu.

Onun hakkında yapabileceğimiz bir şey var mı?

Also check out the following words: Güller, açıyor, kimin, olursa, ona, et, Evim, durağına, yakın, Zamanın.