Turkish example sentences with "oldu"

Learn how to use oldu in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Geçen sene kurulan lunapark sağolsun şehir popüler oldu.

Geç oldu.

Görüşmeyeli uzun zaman oldu.

Kalk. Çok geç oldu.

Dilbilimci reddime tam pişman oldu ve Aramice'nin tarihini öğretmeye başladı.

Edatları çalışırken dersine konsantre oldu.

O bir polis memuru oldu.

Kaza birçok ölüme neden oldu.

İspanya, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın galibi oldu ve millî takım logosu ilk yıldızını kazandı.

Büyükannemi ziyaret edeli uzun zaman oldu.

Ama sonra o Londra'da dilleri çalışan bir öğrenci olan Jane Wilde'a aşık oldu.

Onun oğlu ünlü bir piyanist oldu.

Annesinin evi temizlemesine yardımcı oldu.

Ona ne oldu?

O, nihayet IBM'in başkanı oldu.

O, sonunda IBM'in başkanı oldu.

Dün buraya koyduğum kitaba ne oldu?

Bu kalem bana en az yüz dolara mâl oldu.

O, Tokyo Üniversitesinden mezun oldu.

Kalabalık meydanda korkunç bir şey oldu.

Görünen o ki kız başarısız oldu.

Saçlarım çok karışık oldu.

Hata onun kafasına mal oldu.

Geçen gece büyük bir deprem oldu.

Burada ne oldu?

Hava ılık oldu.

Seçimde aday oldu.

Suçu üstlenmeye razı oldu.

Arkadaşının erkek kardeşine âşık oldu.

Bil bakalım, bana ne oldu?

Bütün gökyüzü aydınlandı ve bir patlama oldu.

Richter ölçeğine göre 8.9 büyüklüğünde bir deprem Japonya'yı vurdu ve ağır bir tsunamiye neden oldu.

Richter ölçeğine göre 8.9 şiddetinde bir deprem, Japonya'yı vurdu ve ağır bir tsunamiye sebep oldu.

Çok çalışmak ve endişe onun sağlığının bozulmasına neden oldu.

İlk görüşte ona âşık oldu.

Sonunda bir film yıldızı oldu.

Saat dokuz oldu bile.

Daha sonra ne oldu bilmiyorum.

Güveni tamamen yok oldu.

Kendi hırsının kurbanı oldu.

Onu görmeyeli iki yıl oldu.

İki kez evlendi ve yirmiden fazla çocuğu oldu.

Eurovision'un en kötü şarkısı birinci, en iyi şarkısı sondan ikinci oldu. Ne saçmalık!

Hazırlık eksikliğinden sınavda başarısız oldu.

Üçüncü yıldız belirli bir krala ait oldu.

Bu yıl iyi bir elma hasatı oldu.

Onun yeterinden fazla parası oldu.

Bu, uzun bir gece oldu.

1994'te Japonya'da su ve pirinç kıtlığı oldu.

Onun yeni romanı çoksatar oldu.

Bu şapka on dolara mal oldu.

O kaza gerçekten geçen yıl mı oldu?

Genç çift çok kısa sürede birbirlerine âşık oldu.

O, Japonya tarihine iyice aşina oldu.

O, gerçeği öğrendiğinde, ona büyük sürpriz oldu.

O yayınlama için bir dergi hazırlanmasında sorumlu oldu.

Trafik sıkışıklığı toplantıya geç kalmama neden oldu.

Kaza nerede oldu?

Yurt dışında seyahat etme fırsatım oldu.

O on yaşındayken yetim oldu.

O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.

Bir film yıldızından o bir devlet adamı oldu.

Bütün aile buğdayı hasat için yardımcı oldu.

Kötü hasat büyük gıda sıkıntısına neden oldu.

Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.

Amerika'da onunla arkadaş oldu.

O, Amerikan sahnesinde en iyi aktör oldu.

Allah kahretsin, sana ne oldu?

Çantayı taşımam için bana yardımcı oldu.

Romalılar, imparatorluğun çöküşünü istemedi, ama oldu.

"Ne kadara mal oldu?" "Bana bin yene mal oldu. "

"Ne kadara mal oldu?" "Bana bin yene mal oldu. "

O bir üniversite futbol oyuncusu oldu.

Birçok öğrenci testte başarısız oldu.

Sizi bu kadar çok güldürecek ne oldu?

Ne kadar beklediyse, o kadar daha sinirli oldu.

Onlar karı koca oldu.

Washington'daki atmosfer çok gergin oldu.

Komünizm kampanyada en büyük konu oldu.

Ev yanıp kül oldu.

George mosmor oldu!

O, bloktaki yeni bir çocukla çabucak arkadaş oldu.

Kariyerinin zirvesindeyken, bir skandal onun çöküşüne neden oldu.

Kaza bu şekilde oldu.

Kaza, önceki gün oldu.

Kaza ne zaman oldu?

Kaza yağmurlu bir günde oldu.

Kaza o geçitte oldu.

Kaza, iki saat önce oldu.

Kaza haberi benim için büyük bir şok oldu

Kaza haberi kamu alarmına neden oldu.

Kaza çok sayıda ölümlere neden oldu.

Kaza trafik karışıklığına neden oldu.

Devrimden sonra, Fransa bir cumhuriyet oldu.

Evlendikten sonra benim Japonca daha iyi oldu ve daha çok anlayabildim.

Hapishaneden çıktığımda, Tom tekrar ayaklarımın üstünde durmama yardımcı oldu.

Nasıl oldu da böyle bir hatayı yaptın?

Böyle bir şey nasıl oldu?

Nasıl oldu da ona inandın?

Nasıl oldu da onu duydun?

Kaza nasıl oldu?

Also check out the following words: paramı, okumaya, kullanmak, değilsin, fikri, okuduğumda, hatırlatmaksızın, günümü, bankanın, korumasındadır.