Turkish example sentences with "çin'de"

Learn how to use çin'de in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O, Çin'de bir kitap yazdı.

Neden Çin'de modern teknoloji gelişmedi?

Bu kuş ne Japonya'da ne de Çin'de yaşar.

Dev pandalar sadece Çin'de yaşarlar.

Futbol ikinci yüzyılda Çin'de oynanıyordu.

Çin'de başka bir arkadaşım var.

Naçi dili, Güneybatı Çin'de konuşulmaktadır.

Bir aydan kısa bir süredir Çin'de bulunuyorum.

İngilizce de Çin'de öğreniliyor.

On aydır Çin'de okumaktayım.

On aydır Çin'de okuyorum.

Bu kuş, ne Japonya'da, nede Çin'de yaşar.

Babama Kumiko'nun Çin'de çalışmasını önerdim.

Tabii ki, ben Japonya'da iken Çin hakkında ders kitaplarından öğrendim, ama benim kendi adıma Çin'de gördüğüm bu ders kitaplarında anlatıldığından tamamen farklıdır.

Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.

Bu, Arapça mı? Hayır, Uygurca. Kuzeybatı Çin'de konuşulan bir dil.

O, Çin'de bir otoritedir.

Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.

Kağıt ilk kez Çin'de icat edildi.

Altı aydır Çin'de yaşamaktayım.

Komünistler 1949'da Çin'de iktidara geldi.

Onun Çin'de büyüdüğü iyi bilinir.

Bu, Çin'de popülerdir.

Köpek balığı süzgeci çorbası Çin'de çok popülerdir.

Köpek balığı süzgeci çorbası Çin'de çok yaygındır.

Köpek balığı çorbası genellikle Çin'de evlenme törenlerinde ve ziyafetlerde servis edilir.

Facebook, Çin'de engellidir.

Çin'de ve yurt dışında hayvanat bahçelerinde yetiştirilen birkaç tane ile birlikte, sadece birkaç yüz pandanın kaldığı tahmin edilmektedir.

Çin'de doğdum.

Panda yalnızca Çin'de yaşar.

Çin'de asgari ücret ne kadar?

"Bu kameranın nerede yapıldığını biliyor musun?" "Sanırım Çin'de yapıldı ama emin değilim."

Çinceyi iyi öğrenmek istiyorsan Çin'de eğitim görebilirsin.

Hiç Çin'de bulundun mu?

Bununla birlikte, Çin'de, onlar "insan hakları" için bir kelime kullanmıyor fakat bunun yerine onu "temel haklar" olarak ifade ediyorlar.

Altı ay Çin'de yaşadım.

O sadece Hindistan'da değil aynı zamanda Çin'de de iyi tanınmaktadır.

O hem Hindistan'da hem de Çin'de iyi tanınmaktadır.

Merkezi Çin'de Yangtze nehri boyunca şehirler ve taşra 50 yıldan daha fazla bir süredir ülkenin en kötü kuraklığı ile boğuşuyor.

Bu plastik sincap Çin'de üretildi.

Bu manga Çin'de oldukça popüler.

Çin'de yaşamak istiyorum.

Çin'de bir iş bulacağım.

Çin'de iş bulacağım.

Bazı Japon vatandaşları, Çin'de iki ülke arasındaki diplomatik anlaşmazlıklardan dolayı ayrımcılığa maruz kalıyorlar.

Çin'de önce soyadımızı sonra adımızı koyarız.

Çin'de onlar da Esperanto öğreniyorlar.

O, Çin'de oyuncak üretiyor.

Naxi dili Çin'de konuşulur.

Çin'de her gün yaklaşık on milyon ton kömür çıkartılır.

O, üçü Çin'de yapılmış dört tane bebek aldı.

Çin'de bir milyardan fazla insan yaşar.

Çin'de, 56 tane azınlık vardır.

Çim hokeyi, Çin'de çok popüler değildir.

Kağıt Çin'de icat edilmiştir.

Çin'de bir sürü alımlı evli kadın olduğunu duydum.

"Qipao" terimi Kuzey Çin'de yaygın olarak kullanılır.

Bu Amerikan bayrağı Çin'de yapıldı.

Çin'de 56 tane etnik grup vardır.

O, iki yıl boyunca Çin'de çalışmak istiyor.

Güz ortası günü Çin'de geleneksel bir bayramdır.

Çin'de asgari ücret nedir?

Çin'de, 1,1 metreden daha kısa boylu çocukların trenle seyahat için bir bilet satın almaları gerekmez.

Bu vida Çin'de yapılır.

Bu şirket Çin'de bir fabrika inşa ediyor.

Çin'de doğrudan yabancı yatırımlar geçen yıl 3 milyar dolar tutarındaydı.

Bu ürün Çin'de yapıldı.

Bu ürün Çin'de imal edilmiştir.

Bu ürün Çin'de üretilmiştir.

Çin'de beni en çok etkileyen şey Çinceydi.

Bu televizyon Çin'de imal edilmiştir.

Çin'de seyahat ediyorsanız, bir rehberle birlikte gitmek en iyisidir.

Çin'de yemek yeme alışkanlıkları son yıllarda hızla Amerikanlaşmaya başlamıştır.

Japonya'da ve Çin'de büyüdü.

Çin'de hâlâ bir arkadaşım var.

Çince seviyemi geliştirmek için Çin'de eğitim görmek istiyorum.

Bu web sitesi Çin'de yasaklanmıştır.

Benim web sitem Çin'de yasaklandı.

Çin'de.

O Çin'de.

Çin'de miyim?

Çin'de misin?

Çin'de mi?

O Çin'de mi?

Çin'de miyiz?

Çin'de misiniz?

Onlar Çin'de mi?

Çin'de değilim.

Çin'de değilsin.

Çin'de değil.

O Çin'de değil.

Çin'de değiliz.

Çin'de değilsiniz.

Çin'de değiller.

Onlar Çin'de değil.

Çin'de 80 ila 90 dil vardır.

Tom, Çin'de doğdu ve üç yaşındayken evlat edinilmek için ABD'ye gönderildi.

Tom'un ilk gitarı Çin'de yapıldı.

Ben Çin'de doğdum.

Bahşiş, Çin'de bir şehir adı değildir.

Adalar hakkındaki anlaşmazlık, Çin'de bazı Japon karşıtı protestolara yol açtı.

Also check out the following words: gerekirse, güvenilmez, Irene, Pepperberg, Alex, adını, taktığı, papağanın, önünde, yuvarlak.