Turkish example sentences with "verdi"

Learn how to use verdi in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onunla kahve dükkanında buluşmaya söz verdi.

Banka ona 500 dolar kredi verdi.

Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.

O bana iki kitap ödünç verdi, henüz hiçbirini okumadım.

Öğretmen bize ödev verdi.

Bir daha onunla buluşmamaya karar verdi.

Amcam bana bir hediye verdi.

Dayım bana bir hediye verdi.

Üniversite, Mark Zuckerberg'ı veri tabanını hacklediği için disipline verdi.

Alain, Camilla ile evlenmeye karar verdi çünkü o ailesinin ve zamanının kurallarıyla daha uygun ve tutarlıcaydı.

Ona bir saat verdi.

İşinden istifa etmeye karar verdi.

İşinden ayrılmaya karar verdi.

Sigarayı bırakmaya karar verdi.

Öğretmen çocuğun eve gitmesine izin verdi.

Amcam ona bir hediye verdi.

Dayım ona bir hediye verdi.

Kitabı ABD'deki yayıncıdan sipariş verdi.

Arabayı satmaya karar verdi.

Hayatını milleti için verdi.

Ann bu hediyeyi bana verdi.

Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.

Tom bana bir kalem verdi.

Yakında geri geleceğine dair bana söz verdi.

Banka, paramızın güvende olduğuna dair bize güvence verdi.

Doktor diyet yapmam için talimat verdi.

Verdiğim sinyale cevap verdi.

Ameliyat edilmeye karar verdi.

Oğlu Robert'a kendi babasının adını verdi.

O, sonunda ona evlenme teklif etmeye karar verdi.

Onun evinde kalırken bana büyük bir oda verdi.

Minnettarlık göstergesi olarak bahşiş verdi.

Minnettarlık göstergesi olarak bana bu bebeği verdi.

Minnettarlık göstergesi olarak bana biraz para verdi.

Haber ona çok acı verdi.

O, her gün yazmaya söz verdi.

O, yeni bir politika izlemeye karar verdi.

Onunla evlenmeye söz verdi, ama evlenmedi.

Fransa'ya gitmeye karar verdi.

Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.

Bayan Baker çok yakında genç adamın ayrılmak zorunda kalacağını biliyordu, yatmaya gitmeden önce arabasını gece için uygun bir yere parkedebilmek için genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.

O, öğle yemeğinde zamanında olmak için babasına söz verdi.

Bir kralın kızı olarak düşünülen ve büyük lüks içinde yetiştirilen Eleanor kocasıyla bu tersliği paylaşmaya karar verdi.

Patronum zor işi bana verdi.

Yurt dışında öğrenim yapmaya karar verdi.

Öğretmen onun itibarsız araştırmasıyla ilgili raporuna dayandırarak ona başarısız notu verdi.

Bana mektubu verdi ve ayrıldı.

Şirketin Başkanı Devlet Bakanına rüşvet verdi.

Patron hepimize bir günlük izin verdi.

O, resim eğitimi amacıyla Paris'e gitmeye karar verdi.

Biri evi ateşe verdi.

O, ona her şeyin yolunda olduğuna dair güvence verdi.

Babam bana bir oyun verdi.

Tom Boston'a gitmeye karar verdi.

Tom yeni bir bilgisayar almaya karar verdi.

Tom, günde üç saat Fransızca eğitimi almaya karar verdi.

Tom kendi başına yemek istediğine karar verdi.

Tom Boston'a gitmemeye karar verdi.

Tom dün baktığı arabayı almamaya karar verdi.

Tom toplantıya katılmamaya karar verdi.

O, eğitim yapmak için Amerika'ya gitmeye karar verdi.

Bana bir tanıma tebessümü verdi.

Bana bir kâğıt yaprak verdi.

Amcam bana bir kitap verdi.

Amcam dün bana bir kitap verdi. Kitap bu.

O, gönüllü olarak çalışmaya karar verdi.

"Ben gerçekten yaparım, " küçük siyah tavşan cevap verdi.

O, üniversitede tıp eğitimi almaya karar verdi.

O, üniversitede fizik alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

Dün gece onu istasyonda karşılayacağına söz verdi fakat o asla gelmedi.

O dün gece onu karşılamak için söz verdi.

Onlar intikam için komşularının evini ateşe verdi.

Deneyim ona cesaret verdi.

Kaza onun şöhretine zarar verdi.

Ondan para üstünü istediğimde, onu bana verdi.

Kötü hava törene zarar verdi.

Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.

Douglas sonunda Lincoln ile konuşmaya karar verdi.

1864 yılında Lincoln yeniden seçim için aday olmaya karar verdi.

Jefferson istifa etmemeye karar verdi.

Anlaşma, Amerika Birleşik Devletleri'ne bir kanal bölgesi verdi.

Ken yurtdışına gitmeye karar verdi.

Tom öğleden sonra sadece evden çıkmak zorunda olduğuna karar verdi.

O, bir köprüden atlayarak hayatına son verdi.

O tekrar vali olacağını kendisine söz verdi.

O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.

Bana hem nasihat hem de para verdi.

Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.

Kurum gönüllüler için televizyonda ilan verdi.

O gelmek için söz verdi, ama henüz dönmedi.

Büyükannem bana istediğimden daha fazlasını verdi.

Sonunda yurtdışına gitmek için kararını verdi.

İki ülke arasında bir savaş patlak verdi.

Gidişini ertelemeye karar verdi.

O stajyerlere talimatları verdi fakat onlar talimatlarla ilgili karar veremediler.

Depremden sonra büyük bir yangın patlak verdi.

O Tom'la evlenmeye karar verdi.

Tom'la evlenmeye karar verdi.

Kuraklık dönemi ürüne ciddi hasar verdi.

Babam bana halasının adını verdi.

Babam bana teyzesinin adını verdi.

Also check out the following words: sağlayacaktır, iştirâk, etmekte, özgürdür, bulunmakta, poliglot, olmanızı, gerektirmez, Halamın, Teyzemin.