Turkish example sentences with "olduğunuzu"

Learn how to use olduğunuzu in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Try Mate's Mac app

Translate in Safari and other macOS apps in one click.

try for free

Try Mate's iOS app

Translate in Safari, Mail, PDFs, and other apps in one click.

Try Mate's Chrome extension

Double-click translation for all websites and Netflix subtitles.

Get for free

Try Mate apps

Install it to Chrome (or any other browser) on your computer and read the internet as if there were no foreign languages at all.

Get for free

Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.

Biz, evli olduğunuzu düşünmüştük.

Riski almaya istekli olduğunuzu varsayıyorum.

Ben ona hoş bir kız olduğunuzu söyledim.

Hatalı olduğunuzu kabul ettiğiniz için çok büyüksünüz.

Sizin hayatım boyunca beklediğim kadın olduğunuzu düşünüyorum.

Bulunduğunuz durumu ebeveynlerinize borçlu olduğunuzu asla unutmayın.

Böyle bir şey olacak son kişi olduğunuzu düşündüm.

Her neyse, ben sizin meşgul olmak zorunda olduğunuzu biliyorum, bu yüzden gideyim.

Ben sizin zengin olduğunuzu biliyorum.

Ben sizin meşgul olduğunuzu biliyorum.

Japon olduğunuzu düşünmüştüm.

İşinizde çok iyi olduğunuzu görüyorum.

Meşgul insanlar olduğunuzu biliyoruz.

Sizin kim olduğunuzu bilmiyorum.

Burada olduğunuzu kimse bana söylemedi.

Güzel olduğunuzu biliyor musunuz?

Nerede olduğunuzu bilmiyordum.

Neden burada olduğunuzu anlıyorum.

Neden burada olduğunuzu bilmek istiyorum.

Sizin Tom olduğunuzu biliyorum.

Yorgun olduğunuzu biliyorum.

Hepinizin kim olduğunuzu biliyorum.

Kim olduğunuzu ve niçin burada olduğunuzu biliyorum.

Kim olduğunuzu ve niçin burada olduğunuzu biliyorum.

Sen ve Tom'un akraba olduğunuzu bilmiyordum.

İkinizin arkadaş olduğunuzu bilmiyordum.

Burada olduğunuzu biliyorlar mı?

Bunun arkasında olduğunuzu biliyordum.

Senin ve Tom'un arkadaş olduğunuzu biliyorum.

Önce sadece insan olduğunuzu hatırlamalısınız.

Zengin olduğunuzu duydum.

Çok zengin olduğunuzu duydum.

Kaç kilo olduğunuzu sorabilir miyim?

Kim olduğunuzu biliyorum.

Cinayet sırasında nerede olduğunuzu bana söyleyebilir misiniz?

Tom sizin eski dost olduğunuzu söyledi.

Ne kadar cesur olduğunuzu biliyorum.

Bu kadar cesur olduğunuzu bilmiyordum.

Sizin deli olduğunuzu söylemedim.

Komik olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?

Tom Boston'da olduğunuzu sanıyordu.

Yanlış bilgilendirilmiş olduğunuzu düşünüyorum.

Sizin hâlâ orada olduğunuzu biliyoruz.

İkna olduğunuzu umuyorum.

Nereli olduğunuzu söylemiştiniz?

Gerçekten kim olduğunuzu sadece bana söylemek istediğinizi sanmıyorum.

Tom sizin burada olduğunuzu söyledi.

Birlikte olduğunuzu düşünüyordum.

Nerede olduğunuzu merak ediyoruz.

Birdenbire kim olduğunuzu unutursanız şaşırmayın.

Onlara aç olduğunuzu söyledim.

Ona yakın olduğunuzu biliyorum.

Bize o gece nerede olduğunuzu kanıtlamanız gerekiyor.

Uzun süredir ormanda olduğunuzu düşünüyorum.

Tom'la bu kadar samimi olduğunuzu bilmiyordum.

İkinizin hâlâ irtibatta olduğunuzu bilmiyordum.

Tom'la arkadaş olduğunuzu biliyoruz.

Büyük bir dövüşte olduğunuzu duydum.

Bana nerede olduğunuzu söyleyebilir misin?

Tom bana arkadaş olduğunuzu söyledi.

Tom bana nerede olduğunuzu söyledi.

Hatasız olduğunuzu umuyorum.

Fransızcada bu kadar iyi olduğunuzu bilmiyordum.

Şimdi üzgün olduğunuzu biliyorum.

Dinleyin, Tom sizin burada olduğunuzu bilemez

Deli olduğunuzu biliyordum ama bu derece deli olduğunuzu bilmiyordum.

Deli olduğunuzu biliyordum ama bu derece deli olduğunuzu bilmiyordum.

Şimdi nerede olduğunuzu bilmek istiyorum.

Artık Tom hakkında endişelenmek zorunda olduğunuzu sanmıyorum.

Bir treylerde yaşamaya alışkın olduğunuzu düşünüyordum.

Sizin nasıl olduğunuzu görmeye geldim.

Nasıl olduğunuzu görmek için uğradım.

Ben oldukça meşgul olduğunuzu duydum.

Nerede olduğunuzu biliyorum.

Kim olduğunuzu biliyor musunuz?

Ciddi olduğunuzu düşünmeye başlıyorum.

Neden burada olduğunuzu zaten biliyorum.

Tom sadece sizin kim olduğunuzu soruyor.

Akraba olduğunuzu bilmiyordum.

Herkes sizin yalancı olduğunuzu biliyor.

Birlikte mutlu olduğunuzu umuyorum.

Bana nerede olduğunuzu söyleyin.

Tom'la arkadaş olduğunuzu anlıyorum.

Siz beylerin arkadaşlarım olduğunuzu sanıyordum.

Üzgün olduğunuzu Tom'a söyleseniz iyi olur.

Sizin güvenilmez olduğunuzu sandık.

Sizin doğru yolda olduğunuzu düşünüyorum.

Nerede olduğunuzu biliyoruz.

Bana hasta olduğunuzu söyleyen Tom'du.

Sinirli olduğunuzu biliyorum.

Küçük bir yansıma sizin hatalı olduğunuzu gösterecektir.

Yemin altında olduğunuzu unutmayın.

İkinizin de haklı olduğunuzu düşünüyorum.

Neden bu kadar ilgili olduğunuzu anlıyorum.

Neyin peşinde olduğunuzu biliyorum.

Sadece kim olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Hazır olduğunuzu umuyoruz.

Neyin peşinde olduğunuzu arkadaşlarınıza söyleyin.

Haklı olduğunuzu düşünüyorum.

Ben aç olduğunuzu sandım.

Also check out the following words: çıkamıyor, Günde, en, az, saat, uyumak, zorundayız, Sporu, rekabet, zevk.