Turkish example sentences with "merak"

Learn how to use merak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bazen bir kız mıyım diye merak ediyorum.

Şu kızın kim olduğunu merak ediyorum.

O kızın kim olduğunu merak ediyorum.

Tom bunun doğru olup olmadığını merak ediyor.

Ne yaptığımızı merak ediyor olacak.

Sam'in nerede olduğunu ve ne yaptığını merak etti.

Hepimiz onun böyle iyi bir adamı niye terk ettiğini merak ettik.

Merak etme. Bana güvenebilirsin.

Bir insanın gecede sadece iki saatlik bir uyku ile yaşayıp yaşayamayacağını merak ediyorum.

Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.

Havanın güzel olup olmayacağını merak ediyorum.

Hanginizin kazanacağını merak ediyorum.

" Olabilir miydi...? Dima merak etti. Sonunda doğru Al-Sayib aldım mı?

Ben sadece mideye yumruk atılmasının nasıl hissedileceğini merak ediyordum.

Ben sadece arabamı yıkatmanın ve cilalatmanın kaça mal olacağını merak ediyordum.

Ben sadece bu tür şeylerin ne sıklıkta olduğunu merak ediyordum.

Öyle bir şeyi yapabilip yapamayacağımı merak ettim.

Atasözlerini İngilizceye çevirmede bir amacın olup olmadığını merak ediyorum.

Gerçekten deneyebilip deneyemeyeceğini merak ediyorum.

Sebebini merak ediyoruz.

Ben her zaman kardeşlere sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu hep merak ettim.

Onun hikayesi çocuklarda merak uyandırdı.

Onun hikayesinin gerçek olup olmadığını merak ettim.

Bir gecede sadece iki saatlik uykuyla bir insanın yaşayabilip yaşayamayacağını merak ediyorum.

Onun nereye gittiğini merak ediyorum.

Hangi yolun en kısa olduğunu merak ediyorum.

"Kedi? ", yaşlı adam merak etti.

Bazı insanların neden kara kedilerin uğursuz olduğunu düşündüğünü merak ediyorum.

Tom, Mary'nin John'un geri dönmediğini fark etmeden önce ne kadar süre geçeceğini merak ediyor.

Tom Mary'nin onu niçin Fransız öpücüğüyle öpmeyeceğini merak etti.

Tom Mary'nin niçin konuştuğundan daha iyi İngilizce konuşamadığını merak etti.

Tom Mary'nin Fransızcayı kimden öğrendiğini merak etmeye başladı.

Gözlüğümü nereye koyduğumu merak ediyorum.

Sizlerden herhangi birinin bu hafta sonu bizim lise toplantısına gitmeyi planlayıp planlamadığınızı sadece merak ediyordum.

Sizden üç yüz dolar ödünç alıp alamayacağımı merak ediyordum. Gelecek pazartesi size geri ödeyebilirim.

Buzdolabında belki biraz daha süt olup olmayacağını merak ediyordum.

Sadece bizimle paylaşacak deneyiminiz olup olmadığını merak ediyordum.

Sadece yaşayacak bir yer bulup bulamadığınızı merak ediyordum.

Sadece evde ne tür hayvanlarınızın olduğunu merak ediyordum.

Sadece hangi dilleri konuşabildiğinizi merak ediyordum.

Sadece ev ödevinizi henüz niçin teslim etmediğinizi merak ediyordum.

Bu yıl geçen yıla göre daha fazla kar olup olmayacağını merak ediyorum.

Tom'un Mary'ye o gün yaptığımızdan bahsedip bahsetmediğini merak ediyorum.

Tom Mary'nin onun teklifini kabul edip etmediğini merak ediyorum.

Tom'un Mary'den ayrıldığına pişman olup olmadığını merak ediyorum.

Tom'un Mary kadar iyi şarkı söyleyip söylemediğini merak ediyorum.

Mary'nin Tom'un gerçekten ne kadar fakir olduğunu fark edip etmediğini merak ediyorum.

Mary'nin bizim için yaptığı akşam yemeğine minnettar olmuş gibi davranmamızın gerekip gerekmediğini merak ediyorum.

Sadece, Tom'un Mary'ye âşık olup olmadığını merak ediyordum.

Tom Mary'nin sabah sekizde onun bir şişe şarap açmasının çok erken olduğunu düşünüp düşünmediğini merak etti.

Tom o faturayı ödemek için yeterli parası olup olmadığını merak etti.

Dondurmanın nerede olduğunu merak ediyorum. Onun hepsini Tom'un yemiş olabileceğini düşünüyor musun?

Sorun hakkında onunla konuşup konuşmamam gerektiğini merak ediyorum.

Tom Mary'nin niçin o kadar geç kaldığını merak etti.

Tom Mary'nin niçin yazmadığını merak etti.

Tom, Mary'nin kim için oy vermeyi planladığını merak etti.

Tom Mary'nin havaalanına kimi götürdüğünü merak etti.

Tom Mary'nin hafta sonunu nerede geçirdiğini merak etti.

Tom Mary'nin liseye nereye gittiğini merak etti.

Tom Mary'nin ne zaman varacağını merak etti.

Tom Mary'nin buzdolabındaki sütü ne zaman satın aldığını merak etti.

Tom Mary'nin aklında ne olduğunu merak etti.

Tom Mary'nin mutfakta ne yaptığını merak etti.

Tom Mary'nin burada ne yaptığını merak etti.

Tom Mary'ye ne olduğunu merak etti.

Tom eski kamyonuna ne olduğunu merak etti.

Tom ne olduğunu merak etti.

Tom Mary'nin onu öpüp öpmeyeceğini merak etti.

Tom kışı geçirmek için yeterli yakacak odunu olup olmadığını merak etti.

Tom Mary'nin boyunun ne kadar olduğunu merak etti.

Tom Mary'nin ne kadar kısa sürede akşam yemeğini hazırlayacağını merak etti.

Tom Mary'nin kendinden geçmeden önce ne kadar tekila içebileceğini merak etti.

Tom Mary'nin ne kadar çektiğini merak etti.

Tom Mary'nin ne kadar bagaj almayı planladığını merak etti.

Tom Mary'nin yasayla kaç kez başının belaya girdiğini merak ediyordu.

Tom Mary'nin kaç kez tutuklandığını merak ediyordu.

Tom Mary'ye sonunda onu yapmadan önce kaç kez odasını temizlemesini söylemek zorunda kaldığını merak etti.

Tom Mary'nin kaç çift ayakkabısı olduğunu merak etti.

Tom kaç kişinin daha asansöre sığabileceğini merak etti.

Tom onun otobüs durağına kadar koşmasının kaç dakika alacağını merak etti.

Tom parti için hazırlanmasının Mary'nin kaç saatini aldığını merak etti.

Tom işi bitirmenin Mary'nin ne kadar zamanını alacağını merak etti.

Tom Mary'yi ne kadar beklemek zorunda kalacağını merak etti.

Tom Mary'nin merdivene ne kadar hızlı tırmanabileceğini merak etti.

Tom nehrin ne kadar derin olduğunu merak etti.

Tom Mary'nin nasıl biri olacağından emin değildi ve onun arkadaşlarıyla geçinip geçinmeyeceğini merak etti.

Sanki onun ona söylemediği bir şey olup olmadığını merak ederek Tom bir an Mary'ye baktı.

Tom daha sonra ne yapması gerektiğini merak ederek merdivenlerin alt kısmında oturdu.

Onun gerçekten hasta olup olmadığını merak ediyorum.

Tom bugün çok iyi görünmüyor. Sorunun ne olduğunu merak ediyorum.

Tom herkesin güvende olup olmadığını merak etmekten kendini alamadı.

Tom, Mary'nin fikrini niçin değiştirdiğini merak etmekten kendini alamıyor.

Tom üniversiteye gitseydi daha varlıklı olup olmayacağını merak etmekten kendini alamıyor.

Tom Mary'nin onun nerede olduğunu nasıl her zaman biliyor gibi göründüğünü merak etmeye başladı.

Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum.

Tom'un niçin konsere gitmediğini merak ediyorum.

Kimin en hızlı yüzebileceğini merak ediyorum.

Kimin geldiğini merak ediyorum.

Gerçekten bir öğretmen olmam gerekip gerekmediğini merak ediyorum.

Bilgisayarını bir süre kullanabilip kullanamayacağımı merak ediyordum.

Gazeteni ödünç alabilip alamayacağımı merak ediyordum.

Also check out the following words: Ailen, Kâğıdı, dönüştürmek, topluluğun, alanlarındaki, gelişmeler, kalitesine, avantajlar, dezavantajlar, kalmayı.