Turkish example sentences with "hesap"

Learn how to use hesap in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Masanın üstündeki hesap makinesi benim.

Hesap lütfen.

Ödemeyi alabilmek için bankada bir hesap açman gerekir.

Masadaki hesap makinesi benim.

Benim hesap makinesindeki piller ölü.

İlkel hesap makineleri, bilgisayarlar geliştirilmeden uzun zaman önce vardı.

Bir hesap açın.

Ben olay için hesap vereceğim.

Hesap, lütfen.

Hesap yapmak herkesin önünde tatmin olmanın kabul edilebilir tek sosyal yoludur.

Ona davranışı için hesap soruldu.

İşte benim hesap numaram.

Hesap 25 dolardan fazla geldi.

Hesap bana ait.

Bir hesap açmak istiyorum.

Bu hesap makinesinde bir sorun var.

Tüm hesap bende.

Sen kim oluyorsun da bana hesap soruyorsun!

Hesap makinesi muhteşem bir icat.

Hesap bugün ödenmelidir.

Hesap üç bin dolar tuttu.

Hesap makinesi kullanarak sayıları toplamak kolaydır.

Bir şeyler yemeye gitmek ister misin? Hesap benden.

Bunun ona 100 dolara mal olacağını hesap etti.

Garson, hesap lütfen.

Hep hesap ödeyen ben oluyorum.

İşte hesap.

Kötü davranışınla ilgili ne hesap verebilirsin?

Hesap kartımı kaybettim.

Hesap makinemi masamda bıraktım.

Bir hesap makinesi ister misin?

Hesap makinem bir hata yaptı.

Yine de bugünlerde hesap makineleri okul sınavlarında özgürce kullanılabilmektedir ve şu anda birçok okulda matematik sınavı sırasında duyulan tek ses çocukların hesap makinelerine hafifçe vurmalarıdır.

Yine de bugünlerde hesap makineleri okul sınavlarında özgürce kullanılabilmektedir ve şu anda birçok okulda matematik sınavı sırasında duyulan tek ses çocukların hesap makinelerine hafifçe vurmalarıdır.

Tom çek yazmadan önce hesap bakiyesini kontrol etti.

Bana bir tane hesap makinesi alır mısınız?

Bu hesap makinesi bölme işlemi yapmaya imkan tanımıyor.

Hesap bozuk para ile ödendi.

Bu bayram, evdeki hesap çarşıya uymadı.

Üç gün önce hesap durumunuz ile ilgili bilgilendirildiniz.

Mary'nin davranışı hakkında hesap sor.

Bir hesap açmak için buraya tıklayın.

Hesap makinesi harika bir icat.

Tom'un hesap makineli bir saati var.

Tom hesap makinesini almak için çekmeceyi açtı.

Hesap 30 dolardı.

Hesap makinesi nedir?

Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.

Ben bir hesap açmak istiyorum.

Lütfen bizim bankada bir hesap açın.

Tanrım, ben şimdi 25 yaşındayım. Bu korkunç değil mi? Yuvarlak hesap, 30 yaşındayım!

Hesap makinesi doğru cevabı gösterdi.

Bunu hesap makinesi olmadan hesapladığın doğru mu?

O bir hesap ödedi.

Ben kaba bir hesap yaptım.

Grubumuz için bir hesap açmalıyız.

Bunun için hesap vereceksin, Tom.

Sanırım burada bir hesap açmalısın.

Yakındaki bir bankada bir hesap açtım.

Tom bütün gün masasında hesap kitap yaptı.

Bir hesap makinesi nasıl çalışır?

Yanlış hesap nedeniyle onlar değerli bir zaman kaybettiler.

Biz hesaplarımızı yapmak için bir hesap makinesi kullanırız.

Hesap Lütfen! Bunu bugün alırım.

Bu hesap defterinde birçok şüpheli noktalar var.

O hayasız katilden hesap soracağız.

Bu ay benim hesap bakiyem nedir?

Hesap dört yüz pezo tuttu.

O, akıldan hesap yapacak kadar zeki değil.

Sana hesap mı vereceğim?

Bir hesap makinesi istiyor musun?

Hesap özetleri her üç ayda bir gönderilecektir.

Bugün hesap benden.

O hesap kartını görebilir miyim?

Sürgülü hesap cetvelinin ne olduğunu bilmek için çok gençsin.

Hayır, sadece düşündüm ki madem abaküs kullanabiliyorsun, kafandan hesap yapmada iyi olabilirsin.

Bu hesap doğru.

Hesap numaramı unuttum.

Onun, Schrodinger'in denklemini hesap makinesini kullanarak çözmesi ne kadar sürer merak ediyorum.

Banka hesap bakiyemi öğrenmek istiyorum.

Cep hesap makinemi çaldırdım.

Hesap verme sorumluluğu yoktu.

Hesap verme mecburiyeti yoktu.

İlk elektrikli hesap makinesi 19.yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktı.

Yeni bir hesap makinesine ihtiyacım var.

Ödünç alabileceğim bir hesap makinen var mı?

Ödünç alabileceğim hesap makinen var mı?

Hesap makinenizi ödünç alabilir miyim?

Bir hesap makineniz var mı?

Galiba hesap vakti geldi sonunda.

Hesap makinesi kullanmak yasaktır.

Keser döner, sap döner; gün gelir, hesap döner.

Allah'a nasıl hesap vereceksin?

Bazı şeyleri hesap kartıyla ödedim.

Dostluk kantarla, hesap miskalle.

Evdeki hesap çarşıya uymaz.

Evdeki hesap çarşıya uymadı.

Yanlış hesap Bağdat'tan döner.

Tom kafadan bir hesap yaptı.

Hesap makineleri matematik sınavında yasaklı mı?

Bu benim hesap makinem.

Also check out the following words: iyi, biliniyor, davetiye, aldım, Matsuyama'da, doğup, büyüdüm, Düşmanla, anlaşmaya, vardılar.