Turkish example sentences with "kayıp"

Learn how to use kayıp in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kayıp mısın?

Kayıp bir bıçak var.

Kayıp 100 dolara ulaştı.

Arabamı kayıp buldum.

O, kayıp kız hıçkırıklar arasında adını söyledi.

Valizlerimden biri kayıp.

O, kayıp olarak kabul ediliyor.

Üç kişi hâlâ kayıp.

En yakın kayıp eşya bürosu nerede?

Benim elmalar kayıp.

Kayıp anahtarları ararken odayı dağıttı.

Dün bavulumu bagaj odasına koydum ama şimdi kayıp gibi görünüyor.

Babanın kayıp olduğunu bildirdin mi?

Kim kayıp için sorumluluk alıyor?

Gemi'ye " Kayıp Gemi " denilmektedir.

Kayıp kitabımı kim buldu?

Kayıp bir köpeği kim buldu?

Sana kayıp yüzüğünü bulacağım.

Adımına dikkat et, yoksa kayıp düşeceksin.

Bill kayıp için suçlamayı kabul etti.

Kayıp mı oldunuz?

Bir çatal kayıp.

Onlar onu kayıp kabul ettiler.

Kayıp eşya bürosu nerede?

Kayıp 1,000,000 dolara ulaştı.

Kayıp 2,000,000 dolara ulaştı.

O, kayıp çocuğunu aramak için gitti.

Kayıp on milyon dolara varıyor.

Kayıp zamanı telafi etmek için daha sıkı çalışmalısın.

Hepiniz kayıp mısınız?

Kayıp bir milyon doları buluyor.

Kayıp topu parkta buldum.

Cüzdanım ve pasaportum kayıp.

Onların hepsi kayıp çocuğu aradı.

Polis kayıp çocuğu aradı.

Keşke kayıp zamanı telafi edebilsem.

Bildiğim kadarıyla o hâlâ kayıp.

Polisler kayıp çocuğu aradılar.

Bütün gün kayıp kedisini aradı.

Kayıp anahtar için odayı aradı.

Kayıp zamanı telafi etmek için çok çalışmalıyım.

Buzlu kaldırımda kayıp düştüm.

Kayıp cüzdanını arıyor.

Kayıp zamanı telafi etmek için acele ettim.

Kayıp kedi henüz bulunmadı.

Kayıp gelecek ay telafi edilmeli.

Sonunda kayıp cüzdanımı bulmayı başardım.

Selden sonra üç kişi kayıp.

5,000,000 yen kayıp tahmin etti.

O kayıp çocuğa ne olduğunu merak ediyorum.

Tom polise Mary'nin kayıp olduğunu söyledi.

Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna.

Kolyenin kayıp parçasını buldum.

Kayıp çocuk giysilerinden tespit edildi.

Kayıp çocuk için ormanı aradık.

Erkek kardeşi bir süredir kayıp.

Kayıp zamanı telafi etmek için çok çalışıyoruz.

Kayıp zamanı telafi etmeliyiz.

Kayıp kişiler misiniz?

O hâlâ kayıp eşya bürosunda.

Bagajım kayıp.

Polis kayıp çocuğu aramaktan vazgeçti.

Tom hâlâ kayıp.

Bir çocuk kayıp.

Tom tamamen kayıp.

Tom açıkça kayıp.

Ne kayıp ama!

Biri kayıp.

Kayıp değildim.

Kayıp mı olduk?

Tom kayıp mı?

Bir tane sevdiğim aşık olduğum kadın var, ellerimden kayıp gitmesine izin veremem.

Lunaparkta Mary yalnız başına ağlayan bir oğlan buldu ve yumuşak bir sesle "Merhaba yavrum, sorun nedir? Kayıp mı oldun? Seni Kayıp Çocuklar Şubesine götüreyim mi?" dedi.

Lunaparkta Mary yalnız başına ağlayan bir oğlan buldu ve yumuşak bir sesle "Merhaba yavrum, sorun nedir? Kayıp mı oldun? Seni Kayıp Çocuklar Şubesine götüreyim mi?" dedi.

Tom'un anahtarları kayıp.

Şemsiyeni Kayıp Eşya Bürosunda bulabilirsin.

Şemsiyenizi Kayıp Eşya Bürosunda bulabilirsiniz.

Kurtarma ekibi kayıp yolcuları aradı.

Tom'un kayıp olduğunu biliyorum.

Ahıra girerken kayıp bir bisiklet buldu.

Tom yıllardır kayıp.

Şans eseri kayıp kamerasını buldu.

Kayıp.

Kayıp çocukla ilgili bir iz var mı?

Kayıp dolar nerede?

Herkes kayıp çocuğu aradı.

Kayıp çocuk iki gün içinde bulundu.

Dosyadaki bazı önemli belgeler kayıp.

Sizleri hatırlamıyorum ve bu benim için bir kayıp değil.

Tom'un sol ayakkabısı kayıp.

Tom pazartesiden beri kayıp.

Kayıp gençliğim için ağlıyorum.

Oğlan kayıp anahtarı arıyordu.

Kaç tane kaşık kayıp?

Sonunda kayıp anahtarını buldu.

Tom geçen pazartesiden beri kayıp.

Tom kayıp parayı buldu.

Tom'un ailesi kayıp.

Sahibinin uzun süredir aradığı kayıp kediyi buldum.

Kayıp insan bulundu.

Kayıp çocuk iki gün sonra bulundu.

Also check out the following words: söz, verdi, bedenimiz, renk, mevcut, Jim, çağırırlar, Bence, yarın, yağmur.