Turkish example sentences with "kahve"

Learn how to use kahve in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onunla kahve dükkanında buluşmaya söz verdi.

Çok susadım. Bir fincan kahve istiyorum.

Kahve beni uyandırıyor.

Biraz kahve ister misin?

Bir fincan kahve ister misin?

Kahve istiyorum.

Çay ve kahve, güne başlamaya yardımcı olur.

Çay veya kahve ister misin?

Ama kahve iyi değil.

Bana bir kahve ver, lütfen.

O hepimiz için kahve yaptı.

Üç fincan kahve içtin.

Kahve soğuk.

Ben kahve içmem.

İki kahve, lütfen.

Kahve tercih ederim.

Bir kahve alabilir miyim, lütfen?

Eğer kaldıysa bana biraz kahve ver.

Lütfen daha fazla kahve ekleyin.

Bir fincan kahve daha içmek istiyorum.

Bir kahve ve bir kruvasan alacağım.

İki sütlü kahve, lütfen.

Kahve yapacağım.

Baba, işte kahve.

Bir fincan kahve istiyorum.

Bana bir fincan kahve daha verin.

O, işten önce kahve içer.

Evde hiç kahve yok.

Kahve fiyatı düştü.

Kahve lekesini çıkarmak zordu.

Bir fincan daha kahve ister misiniz?

Ben biraz daha kahve istiyorum.

Sıkıcı bir konser sırasında, kahve benim uyanık kalmamı sağladı.

Kahve için büyük bir pazar var.

Kahve var,...kahve.

Neden kahve içerken konuşmuyoruz?

Ben bir kahve istiyorum.

Kahve mi yoksa çay mı istersin?

Ben bir fincan kahve için can atıyorum.

Ben bir fincan kahve istiyorum.

Genellikle sabah kahve, akşam çay içerim.

Bir fincan kahve kafamı aydınlattı.

Ben bazen ofisimden kaçarım ve bir fincan kahve içerim.

Ben kahve sevmem.

Bir fincan kahve, o günlerde 200 yene mal oldu.

Hafif-kavrulmuş kahve markaları en popüler kalır.

Biraz daha kahve alabilir miyim?

Kahve, Avrupa'ya Arabistan'dan tanıtıldı.

Sola dönersen, bir kahve dükkânı bulursun.

Ben soğuk kahve sevmiyorum.

Tom kahve fincanlarını topladı.

Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.

Harika! Kahve sıcak.

Ben hâlâ bir fincan daha kahve için zamanımın olduğunu düşünüyorum.

Pekala, ben sadece tost ve kahve alacağım.

Lütfen bana bir fincan kahve koyar mısınız?

Ben senin masa örtüne kahve döktüm.

Ben kahve severken, annem çay sever.

Ben kahvaltıda kahve ve tostu severim.

Ben her zaman kahvaltıda kahve ve tost alırım.

Ben biraz daha kahve alabilir miyim?

Sabahları genellikle kahve içerim, akşamları çay içerim.

Tom, kahve fincanlarını topladı.

Tom her gün yerel kahve dükkanında kahvaltı yapar.

Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.

Tom Mary'den biraz kahve demlemesini rica etti.

Aşkım konuklara kahve sunuyor.

Tom Mary'ye bir fincan kahve koydu ve kendi fincanını tepeleme doldurdu.

Kahve sadece ılık.

Oğlan hoşlandığı kıza bir buket gül vereceğini, onunla konuşacağını ve onu bir kahve içmeye davet edeceğini belirtti.

Tom nadiren kahve içer.

Tom lezzetli kahve yapar.

Siz arkadaşlar daha sonra bir şey yapmayacaksanız, niçin bir fincan kahve için uğramıyorsunuz?

Senin biraz kahve içmek gerektiğini düşünüyorum.

Tom strafor bir fincandan kahve içiyordu

Tom bir fincan kahve içmek istiyor.

Tom bir yudum kahve aldı.

Tom çok fazla kahve içmişti bu yüzden uyuyamadı.

Tom akşam yemeğinden sonra bir fincan kafeinsiz kahve içti.

Tom dün akşam yemeğinden sonra çok fazla kahve içtiği için uyuyamadı.

Tom garsondan bir fincan kahve daha istedi.

Tom daha fazla kahve istedi.

Bugün oldukça çok fazla kahve içtim.

Bu kahve içilmez.

Her sabah kendi kahve çekirdeklerimi ben öğütürüm.

Tom her zaman sabah kahve içer.

Tom her zaman sabahleyin en az üç fincan kahve içer.

Tom kahve içmez.

Tom'un bir fincan kahve için yeterli parası yok.

Kahve içer misin?

Kahve içer misiniz?

Bana kahve servisi yaptı.

Biraz kahve yapacağım.

Tom daha fazla kahve istiyor.

Bana bir fincan kahve getir.

Zaten kahve içmiştim.

O kahve güzel kokuyor.

Bana bir fincan kahve ver.

Kahve istemiyorum.

Kahve sevmiyorum.

Lütfen bana bir kahve ver.

Also check out the following words: kaybetti, uyandırıyor, Cüzdanımı, kaybettim, otobüsünün, havaalanına, gitmesi, sürüyor, Plaj, tarafta.