Turkish example sentences with "etmeyin"

Learn how to use etmeyin in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Acele etmeyin. Acele yok.

Oyun oynamak için hava boşluğuna yakın yerleri tercih etmeyin.

Rahatsız etmeyin.

Lütfen benim planıma müdahale etmeyin.

Ufak tefek şeylerle beni rahatsız etmeyin.

Böyle bir şey için endişe etmeyin.

Onu dert etmeyin.

Beni tehdit etmeyin.

Asılmış bir adamın evinde ipten söz etmeyin.

Bozuk değilse, tamir etmeyin.

Acele etmeyin, yoksa hata yapabilirsiniz.

Zamanı israf etmeyin.

Arkadaşlarınızın güvenine asla ihanet etmeyin.

Tom okurken rahatsız etmeyin.

Acele etmeyin.

Hareket etmeyin, lütfen.

Lütfen zahmet etmeyin.

Şimdi ona telefon etmeyin.

Benim hakkımda endişe etmeyin.

Hakkımızda endişe etmeyin.

Merak etmeyin. Tamam.

Bu konuda endişe etmeyin.

Böyle acele etmeyin.

Yenilgiyi kabul etmeyin.

Diğerleri hakkında endişe etmeyin.

Diğerleriyle alay etmeyin.

İnsanlarla alay etmeyin.

Bana iki satır yazmayı ihmal etmeyin.

Onu aramak için zahmet etmeyin.

Kapıyı kilitlemeyi ihmal etmeyin.

Yaşlı insanlarla alay etmeyin.

Sabah 4:00'te beni uyandırmak için zahmet etmeyin. Yarın balık tutmaya gitmeyi planlamıyorum.

Onu rahatsız etmeyin.

Ona hakaret etmeyin.

Yarı yolda pes etmeyin.

Ona itaat etmeyin.

O adama itaat etmeyin.

Bu odada gürültü etmeyin.

O çocukla alay etmeyin.

Evime gelmek için zahmet etmeyin.

Bu mektubu cevaplamak için zahmet etmeyin.

Çalışırken beni rahatsız etmeyin.

Onu rahatsız etmeyin. Şu anda çalışıyor.

Dert etmeyin. O sizin sorununuz değil.

Onu inkar etmeyin.

Ateş etmeyin!

Beni rahatsız etmeyin.

Ateş etmeyin.

Şikâyet etmeyin.

Ona aldırış etmeyin.

Merak etmeyin.

Bana iftira etmeyin.

Onu tekrar etmeyin.

Yabancıların Japoncadaki hatalarıyla alay etmeyin.

Henüz bana teşekkür etmeyin.

Lütfen ateş etmeyin.

Herhangi bir şeyi kabul etmeyin.

Niyetinizi belli etmeyin.

Merak etmeyin!

Onlarla alay etmeyin.

Kestirme yolu tercih etmeyin.

Kısa yolu tercih etmeyin.

Acele etmeyin dedim.

Saf saf hareket etmeyin olur mu?

Merak etmeyin kendimi öldürmek istemiyorum.

Tom'un seviyesine tenezzül etmeyin.

Bana teklif etmeyin.

Tom'u rahatsız etmeyin.

Oh, zahmet etmeyin.

Ne dedim size, acele etmeyin demedim mi?

Kendinizden nefret etmeyin.

Herhangi birisine ateş etmeyin.

Birisine ateş etmeyin.

Bu haydutu yakalayın! Kaçmasına müsaade etmeyin!

Endişe etmeyin. Ben doktorum.

Ateş etmeyin. Çıkıyorum.

Sıkboğaz etmeyin. Düşünüyorum.

Beni ele geçirmelerine müsaade etmeyin.

Sizi durdurmama müsaade etmeyin.

Boşuna inkar etmeyin.

Olanlar için çok üzgünüm ama endişe etmeyin. Bir daha olmayacak.

Merak etmeyin, onu zaten tamir ettik.

Evlenmek için acele etmeyin.

Merak etmeyin, tamam mı?

Tom'un göründüğü gibi kabul etmeyin.

Lütfen acele etmeyin.

Bu cümleyi tercüme etmeyin.

Lütfen bu cümleyi tercüme etmeyin.

Bu kadar çok yiyeceği israf etmeyin.

Küfür etmeyin.

Yemin etmeyin.

Acele etmeyin. Bu bir maraton, sürat koşusu değil.

Acele etmeyin, zamanımız var.

Bundan Tom'a söz etmeyin.

Onu teşvik etmeyin.

Lütfen rahatsız etmeyin!

Merak etmeyin ben de Mary'yi seviyorum.

Koşullardan şikâyet etmeyin!

İster kabul edin, ister etmeyin, bu tartışmaya açık bir görüştür.

Emily şu anda odasında ders çalışıyor, bu yüzden lütfen onu rahatsız etmeyin.

Gevezelik etmeyin!!

Also check out the following words: soruları, cevapla, Amerika'ya, gitti, Balık, tutmayı, sıcaktı, orası, Mademki, boş.