Turkish example sentences with "bill"

Learn how to use bill in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

John Bill kadar yaşlı değil; çok daha genç.

Bill bana bu kitabı getirdi.

Bill, Japonya'daydı.

Bill ile iyi arkadaşız.

Bill her zaman dürüsttür.

Bill Japonya'daydı.

Bill sigarayı bıraktı.

Bill gelecek hafta geri gelecek.

Bill çok erken kalktı ve ilk treni yakaladı.

Bill, ne olursa olsun ona itaat etmesi gerektiğini söylemedi.

Bill, küçük erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.

Bill boğulan çocuğu kurtarmak için nehre daldı.

Bill ona ne olursa olsun ona itaat etmesi gerektiğini söylemedi.

Ken, Bill ve Yumi'yi davet ettim.

Sınıftaki hiçbir erkek çocuğu Bill kadar uzun değil.

Jack ve Bill çok iyi arkadaşlardı.

Bill Tom'a aniden vurdu.

Şu anda hem Tom hem de Bill tenis oynuyorlar.

Tom çoktan burada, ama Bill henüz gelmedi.

Tom Bill kadar hızlı koşmaz.

Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.

Ona karşı nazik ol, Bill.

Bill, annesi bir hemşire olmak için eğitim alırken, büyükanne ve büyükbabası ile birlikte yaşamaya gönderildi.

Haydi, Bill.

Eve erken gel, Bill.

"Bill Japonya'da mıydı?" "Evet, öyleydi."

Janet ve Bill haziran ayında evlenecekler.

Bill ve Joan şekeri aralarında paylaştırdılar.

Bill ve John sohbet etmek için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.

Bill ve John çene çalmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.

Bill ve John konuşmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.

Bill, kapıya cevap ver.

Bill bana bir bardak su getirdi.

Bill bana kitap getirdi.

Bill dün gece beni aradı.

Bill Florida'dan bütün yolu geldi.

Bill bisiklete binebilir.

Bill Bob'tan daha hızlı koşabilir.

Bill Japoncayı biraz konuşabilir.

Bill suçu işlemedi.

Bill partiye gelmedi.

Bill yeterince sıkı çalışmadı ve bu yüzden başarısız oldu.

Bill, babasının çok sigara içtiği gerçeğini sevmez.

Babam bana Bill ile dışarı çıkmama izin vermez.

Bir inşaat şirketinde on beş yıldan sonra, Bill Pearson'a sorumlu bölge müdürü pozisyonu verildi.

Bill ilk treni yakalamak için erken kalktı.

Bill ilk treni yakalayabilsin diye erkenden kalktı.

Bill, babasının aşırı derecede sigara içmesinden nefret ediyor.

Bill ile konuşabilir miyim?

Bill 20 dakika geç kaldı. Bir yerde kaybolmuş olmalı.

Bill bir beyzbol oyuncusu.

Bill büyük bir dövüşçü.

Jim yaklaşık Bill kadar uzun boylu.

Ken Bill kadar uzun boylu.

Bill, Jack kadar uzun boylu.

Bill kardeşinden tamamen farklıdır.

Bill matematikte iyidir.

Bill her zaman dürüst.

Bill benim en iyi arkadaşımdır.

Bill sınav hakkında sinirli.

Bill Bob kadar uzun değil.

Bill New York yolunda.

Bill yazı işleri kadrosunda.

Bill nadiren zamanında gelir.

Bill benden iki yaş daha büyük.

Bill saatlerce ağlamaya devam etti.

Bill denizin yanında yaşıyor.

Bill bana güzel bir elbise yaptı.

Bill, stadyumda bu oyunu izliyor olabilir.

Bill ilk topu kaçırdı.

Bill diğer insanlarla asla tartışmaz.

Bill sık sık verdiği sözleri tutmaz.

Bill sık sık parka gider.

Bill genellikle tek başına oyuncakları ile oynar.

Bill gerçekten çok fazla içer.

Bill kaptan olarak Jim'in yerini aldı.

Bill, haklı olduğunu haykırdı.

Bill sınav için kaydını yaptırdı.

Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.

Bill omuzumu yavaşça vurdu.

Bill erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.

Bill kayıp için suçlamayı kabul etti.

Bill televizyonu açtı.

Bill sınavı geçmeyi başardı.

Bill bir saldırgan tarafından öldürüldü.

Bill, bir tabanca ile öldürüldü.

Bill her zamanki gibi okula geç kalmıştı.

Ben eve gittim ve Bill ofiste kaldı.

Bill kazanacak, değil mi?

Bill mektup yazdı.

Bill bisiklet sürebilir.

Bill, kapıyı aç.

Merhaba, Bill. Nasılsın?

Bill kendi büyük arabasıyla komşularına karşı övünür.

Mektup Bill tarafından yazıldı.

Bill Clinton suçsuz bulundu.

Bill günaşırı balık tutmaya gider.

Bill Clinton suçlamayı reddetti.

Bill sık sık sözlerini tutmaz.

Bill sınıfında en hızlı koşabilir.

Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?

Also check out the following words: hiç, fena, tanrım, görüyorum, Eve, dönerken, yağmura, yakalanmıştım, Tatoeba'ya, yüzlerce.