Turkish example sentences with "arkadaş"

Learn how to use arkadaş in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onlar arkadaş mı?

Twitter, gerçek bir arkadaş değildir.

Onun kız kardeşi ile ben iyi arkadaş olacağız.

Arkadaş seçerken dikkatli olmalısın.

Sana ihtiyacı olan insanlarla bile arkadaş olabilirsin.

İki arkadaş derin bir arkadaşlık bağı oluşturdular.

Andrina'nın işleri ciddiye almadığını bilirim ama kendisi harika bir arkadaş.

Aynı kolejde okumaları sebebiyle en iyi arkadaş oldular.

Koru yakıldı, alevler yükseldi, ve kısa sürede bayan Askew ve arkadaş şehitleriyle ilgili geriye kalan bütün şey dökülen bir küller yığınıydı.

Bay White ve ben arkadaş değiliz, sadece tanışıyoruz.

Sen samimi olmalısın, onlar sana bir arkadaş gibi davranırlar.

Amerika'da onunla arkadaş oldu.

İki eski âşık arkadaş kalabiliyorsa, ya onlar hâlâ aşıktır ya da hiç olmadılar.

O, bloktaki yeni bir çocukla çabucak arkadaş oldu.

Gerçek bir arkadaş ender bir kuş gibidir.

Tom'u bir arkadaş olarak görüyorum.

Bir arkadaş bulan bir hazine bulur.

Zengin arkadaş ona soğuk davrandı.

Meg birçok yeni arkadaş edindi.

Onun bu şehirde birkaç arkadaş var.

Tom, Mary ile arkadaş.

Ai, Ken ile arkadaş olmayı zor buluyor.

Onlar, caddenin karşısındaki yeni komşuları ile arkadaş oldular.

Sınıf arkadaşları ile arkadaş olmaya çalıştım.

Tenis, benim en sevdiğim spor, bana bir sürü arkadaş getirdi.

Noel Baba, Noel için bir kız arkadaş ağırlamak istiyorum.

Az para, birkaç arkadaş.

Tom oteldeki asansör operatörü ile iyi arkadaş oldu.

Tom ve Mike ortak arkadaşları sayesinde arkadaş oldular.

Biz Tom'la arkadaş olduk.

O, partide Tom'la arkadaş oldu.

Tom Boston'da yaşarken Mary ile arkadaş oldu.

Okuldaki sınıf arkadaşlarıyla arkadaş olması John'un sadece bir gününü aldı.

Tom hâlâ tamamen eskisi kadar arkadaş canlısı.

Tom ve Mary hemen arkadaş oldular.

Tom ve Mary çok iyi arkadaş oldular.

O bir erkek arkadaş bulmuş gibi görünüyor.

Tom Mary ile arkadaş olmak istiyor.

Tom sadece arkadaş olmak istedi. Ancak, Mary çok daha fazlasını istedi.

Tom'un geniş bir arkadaş çevresi var.

Tom arkadaş edinmede zorluk çekiyordu.

Tom, Mary ile arkadaş oldu.

Eski bir arkadaş yarın beni ziyaret edecek.

Bir arkadaş sahibi olmanın tek yolu bir arkadaşının olmasıdır.

Ben çıkmak zorundayım, bir arkadaş ile bir randevum var.

Arkadaş birbirlerine yardımcı olmalıdır.

Bir arkadaş az sayıda hazine kadar çok değerlidir.

Bir arkadaş, yarın evimizde oynamak için geliyor.

O, bir arkadaş değil ama bir tanıdıktır.

Arkadaş olarak, ben bir fikir verdim.

Ben bir arkadaş ile alışverişe gittim.

Arkadaş yoktu.

Çok arkadaş edindim.

O bana iyi bir arkadaş olmuştur.

Londra'da kalışım sırasında onunla arkadaş oldum.

O gerçekten hoş bir arkadaş fakat ondan hoşlanmıyorum.

Tom arkadaş canlısı bir adam gibi görünüyor..

Biz Jane ile arkadaş edindik.

Bir arkadaş istiyorum.

Onun birkaç arkadaş var.

Onlar arkadaş kaldı.

Biz her zaman arkadaş olacağız.

Ben onunla arkadaş oldum.

Her zaman arkadaş olalım.

Sonsuza kadar arkadaş olalım.

Sanırım arkadaş olabiliriz.

Onlarla arkadaş olduk.

Ben çok sayıda arkadaş edindim.

Tom çok iyi bir arkadaş.

Onlar iyi arkadaş kaldı.

Onlarla okul festivalinde arkadaş oldum.

Bir arkadaş bana o hikayeyi anlattı.

O, çok iyi bir arkadaş değildir.

O, güzel bir arkadaş gibi görünüyor.

Birkaç arkadaş onu uğurladılar.

Yarın bir arkadaş uğrayacak.

Çok sayıda arkadaş beni uğurlamaya geldiler.

O, onun sadece bir arkadaş olmasını istiyor.

Sakin olur musun, arkadaş?

Biz ebediyen arkadaş olacağız.

Arkadaş olalım.

Arkadaş edinmeyi zor buldu.

El sıkışalım ve arkadaş olalım.

Nancy ile arkadaş olmak istiyorum.

Gerçek bir arkadaş bana yardım ederdi.

Arkadaş edinme sanatını bilir.

Onunla arkadaş olmaya çalıştı.

Sanırım hiç arkadaş olmaması iç karartıcı.

Anlaşmazlığı giderdiler ve tekrar arkadaş oldular.

Şu çocuk birlikte oynamak için bir arkadaş istiyor.

Tom arkadaş edinmeyi zor buldu.

Kız kardeşinle arkadaş olmak istiyorum.

Tanıştığı herkesle arkadaş olur.

Gerçekten güvenebileceğim tek arkadaş.

İlkokulda arkadaş oldular.

Onlar benim teknik okuldan arkadaş.

Yurt dışından bir öğrenci ile arkadaş oldum.

Yeni öğretmen öğretmenden çok bir arkadaş gibi.

Gerçek bir arkadaş farklı davranırdı.

Eski bir arkadaş ziyaret için evime geldi.

Mary ve ben yıllardır iyi arkadaş olarak kaldık.

Also check out the following words: Yapamam, Gülü, dikenine, katlanır, olma, ölüme, hastaneden, geceyi, yıldızlara, bakarak.