Turkish example sentences with "üzgünüm"

Learn how to use üzgünüm in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Geç kaldığım için üzgünüm.

Üzgünüm, ama seni iyi duyamıyorum.

Üzgünüm, seni seviyorum.

Üzgünüm, ona yardım edemedim.

Üzgünüm, ödevimi yapmayı unuttum.

Üzgünüm, mektubuna daha erken cevap vermedim.

"Bir otel odası rezervasyonu yaptınız mı?" "Henüz değil, üzgünüm."

Üzgünüm? Affedersiniz?

Üzgünüm, treni kaçırdım.

Üzgünüm, mantılarımızın tümü bitti.

Üzgünüm, ama bu imkansız.

Üzgünüm ama Paul hasta olduğunu bildirmek için aradı ve benim sana onun vardiyasını çalışman için ihtiyacım olacak.

Seni yanlış anladığım için üzgünüm.

Üzgünüm, annem evde değil.

Üzgünüm babam dışarıda.

Üzgünüm, amacım sizi terslemek değildi.

Üzgünüm, prezervatif olmadan onu yapmayacağım.

Üzgünüm, bir prezervatif olmadan onu yapmayacağım.

Üzgünüm talebini karşılayamam.

Üzgünüm, fakat önceden verilmiş sözüm var.

Üzgünüm ona çok güvenemem.

Ben, haberi duyduğum için üzgünüm.

Üzgünüm size yazmam uzun sürdü.

Üzgünüm, ama bu projeye karşıyım.

Ben sizi rahatsız ettiğim için gerçekten üzgünüm.

Üzgünüm, daha küçük bozuk param yok.

Üzgünüm. Ben sözlerimi geri alıyorum.

Üzgünüm. Ben bunun için kısmen sorumluyum.

Ben çok üzgünüm. Niyetim sana tekme atmak değildi.

Ben, sizi bu kadar uzun beklettiğim için üzgünüm.

Onunla gidemediğim için üzgünüm.

Seni çok sık rahatsız ettiğim için üzgünüm.

Üzgünüm fakat gelecek hafta sana arabamı ödünç veremem.

Üzgünüm fakat şu anda cevaplayamam.

Üzgünüm sana daha erken yazamadım.

Ben çok üzgünüm.

Gerçekten üzgünüm.

Çok üzgünüm.

Üzgünüm gidemem.

Üzgünüm, gitmek zorundayım.

Bunu duyduğuma üzgünüm.

Üzgünüm, bugün doluyuz.

Seni rahatsız ettiğim için üzgünüm.

Üzgünüm, ama bu mümkün değildir.

Yaptığım şey için üzgünüm.

Rahatsız ettiğim için üzgünüm.

Üzgünüm fakat o şimdi dışarıda.

Viyana'ya yürüyerek gitmek ne kadar sürer? Üzgünüm, buranın yabancısıyım.

Onu duyduğuma üzgünüm.

Üzgünüm o burada değil.

Üzgünüm, yanlış numara.

Onu duyduğuma çok üzgünüm.

Üzgünüm, bir fikrim yok.

Üzgünüm, burada bir yabancıyım.

Sözünüzü kestiğim için üzgünüm.

Hatam hakkında üzgünüm.

Üzgünüm, onu demek istemedim.

Konuşmayı kaçırdığım için üzgünüm.

Bizden ayrılacağın için üzgünüm.

Buradan ayrılacağın için üzgünüm.

Üzgünüm, uzun kalamam.

Üzgünüm fakat o evde değil.

Seni ağlattığım için üzgünüm.

Sana yardım edemediğim için üzgünüm.

Üzgünüm seninle birlikte gidemem.

Sizi beklettiğim için üzgünüm.

Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.

Üzgünüm, hiç boş yerimiz yok.

Bugün çok üzgünüm.

Başına bir sürü bela açtığım için üzgünüm.

Onu yapmamalıydım. Üzgünüm.

Üzgünüm, şu anda meşgulüm.

Ben geç kaldığım için çok üzgünüm.

Üzgünüm şu anda ellerim dolu.

Arkadaşımın burada olmadığına üzgünüm.

Seni beklettiğim için üzgünüm.

Yanlışlıkla postanı açtığım için üzgünüm.

Bütün bu dertleri başına açtığım için üzgünüm.

Sizi çok uzun beklettiğim için üzgünüm.

Partine katılamadığım için üzgünüm.

Üzgünüm fakat hiç bozuk param yok.

Konuşurken sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.

Üzgünüm, ama İngilizceyi iyi anlamıyorum.

Siz konuşurken kestiğim için üzgünüm.

Üzgünüm fakat canım bugün dışarı çıkmak istemiyor.

Üzgünüm, ama yarın için daha önceden verilmiş bir randevum var.

Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat sizin için bir telefon çağrısı var.

Ben üzgünüm.

Üzgünüm, ben unuttum.

Ben biraz üzgünüm.

Senin için üzgünüm.

Sensiz üzgünüm.

Daha önce söylediklerim için üzgünüm.

Ben çok, çok üzgünüm.

Oh, son derece üzgünüm.

Üzgünüm, tamamen benim hatam.

Üzgünüm, ben size yardımcı olamam.

Sizi rahatsız ettiysem üzgünüm.

Gerçekten çok üzgünüm.

Üzgünüm, bıçağımı düşürdüm.

Üzgünüm, uçuş dolu.

Also check out the following words: müddetinin, makul, surette, sınırlandırılmasına, muayyen, devrelerde, ücretli, tatillere, kimsenin, kendisine.