Turkish example sentences with "öğretmenim"

Learn how to use öğretmenim in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Try Mate's Mac app

Translate in Safari and other macOS apps in one click.

try for free

Try Mate's iOS app

Translate in Safari, Mail, PDFs, and other apps in one click.

Try Mate's Chrome extension

Double-click translation for all websites and Netflix subtitles.

Get for free

Try Mate apps

Install it to Chrome (or any other browser) on your computer and read the internet as if there were no foreign languages at all.

Get for free

"Siz bir öğretmen misiniz?" "Evet, öğretmenim."

Ben iyi bir öğretmenim.

Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.

Benim öğretmenim Bay Haddaddır.

Benim öğretmenim Bayan Li'dir.

Ben bir doktor değilim fakat bir öğretmenim.

Ben bir öğretmenim.

O benim öğretmenim.

Ben de bir öğretmenim.

Öğretmenim beni arabayla eve götürdü

"Ben bir öğretmenim." "Ben de."

Ben bir doktor değil fakat bir öğretmenim.

Ben 15 yıldır bir öğretmenim.

Öğretmenim bana elimden geldiği kadar çok okumamı söyledi.

Öğretmenim benim için iyi şeyler söyledi.

Öğretmenim kompozisyonuma bir göz attı.

Öğretmenim onu tekrar yapmamam için beni uyardı.

Öğretmenim benim için bir tavsiye yazdı.

Sürüş öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.

Ben yeni öğretmenim.

İngilizce öğretmenim bu kitapları okumamı tavsiye etti.

Çince öğretmenim erkek.

Ben öğretmenim.

Mademki ben bir öğretmenim, başka türlü düşünüyorum.

Sen benim öğretmenim olamazsın.

Sence en sevdiğim öğretmenim beni etkilemiş olabilir mi?

İyi bir öğretmenim vardı.

En sevdiğim öğretmenim ve akrabam yıllar yılı benden gerçekleri saklamadı mı?

Ben sadece mütevazı bir öğretmenim.

Derslere gitmezsem fizik öğretmenim umursamaz.

Öğretmenim beni hayal kırıklığına uğrattı.

Öğretmenim sunumumu hazırlayışımla daha fazla zaman geçirmemi söyledi.

Fransızca öğretmenim benimle aynı yaşta.

Ben hâlâ bir öğretmenim.

Ben burada bir öğretmenim.

Ben de öğretmenim.

Öğretmenim bana Shakespeare'i okumamı önerdi.

Sadece üç aydır bir öğretmenim.

Beş yıldır bir öğretmenim.

Uzun süre bir öğretmenim.

Özel öğretmenim var.

Öğretmenim bana konuşmamı hazırlarken yeterli zaman ayırmadığımı söyledi.

Öğretmenim bana konuşmamı hazırlarken daha fazla zaman ayırmam gerektiğini söyledi.

Öğretmenim denememi yeniden yazmamı istedi.

Bu komik ve ilginç ders için çok teşekkürler öğretmenim!

Bu cümle doğru mudur öğretmenim?

Fizik öğretmenim bana hata yaptı.

Fizik öğretmenim benimle alay etmişti.

Fizik öğretmenim kalıbının adamı değilmiş.

Ben bir öğretmenim, bir öğrenci değilim.

Öğretmenim genellikle çok ödev verir.

İngilizce öğretmenim bana bu kitapları okumamı öğütledi.

Müzik öğretmenim, benim yemek yapmayı bildiğime şaşırdı.

İlkokul öğretmenim bana; fazla gelişmiş bir beynim, ama hiç gelişmemiş bir kalbim olduğunu söylemişti.

Google benim öğretmenim.

Ben üniversitede öğretmenim.

Öğretmenim bana en kısa sürede kağıdımı teslim etmemi istedi.

Sürücü öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.

İyi bir öğretmenim var.

Benim öğretmenim olamazsın.

O benim öğretmenim olabilir.

Harika bir öğretmenim vardı.

Tom benim öğretmenim.

Benim dersane öğretmenim annemle aynı yaşta.

Öğretmenim her zaman "Bencilliğinden kurtulursan mutluluğu bulabilirsin" dedi.

Öğretmenim kariyer seçiminde bana rehberlik etti.

Öğretmenim kariyer seçiminde bana yol gösterdi.

Benim mükemmel bir öğretmenim vardı!

Öğretmenim iyiydi.

Öğretmenim ve karımsın!

İngilizce öğretmenim Bay Taniguchi'ye saygı duyuyorum.

Fransızca öğretmenim denememi yeniden yazmamı söyledi.

Benim esas dersane öğretmenim Bayan Jackson.

Fransızca öğretmenim Bay Jackson'dır.

"Öğretmenim, bu kitabı okudunuz mu?" "Tabii ki."

Ben öğretmenim, bir lisede çalışıyorum.

Ben sadece bir öğretmenim.

Öğretmenim tarafından azarlanmak korkusuyla kendimi sakladım.

Öğretmenim o sözlüğü tavsiye etti.

Ben bir öğretmenim, ya sen?

Japoncam için faydalı olacak güzel bir yazı hazırlamaya çalıştım, ama öğretmenim yazıda epey yanlışlar olduğunu ve yeni baştan yazmam gerektiğini söyledi.

Fransızca öğretmenim benim yaşımdadır.

O adam benim öğretmenim.

Benim tarih öğretmenim eski bir Portekizli.

Öğretmenim emellerimi yerine getirmek için beni teşvik etti.

Merhaba öğretmenim. Naber?

Benim Almanca öğretmenim Bavyeralıdır.

Bir beyin fırtınası öğretmenim var.

Öğretmenim, çalışmalarımda beni teşvik etti.

Öğretmenim çok kitap kurduydu.

Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras olarak almak için ne yapayım?

Ben ortaokulda bir öğretmenim.

Ben şu anda bu okulda bir öğretmenim.

Ben Bostonlu bir öğretmenim.

Ben şimdi bir öğretmenim.

Fransızca öğretmenim bana Fransızca olarak yazarken nadiren hata yaptığımı söyler.

Öğretmenim bunu yapmamam gerektiğini söylüyor.

Öğretmenim, yeniden deyin, ben anlayamadım.

Lisedeki Fransızca öğretmenim ana dilli bir konuşan değildi.

Lise Fransızca öğretmenim bir ana dil konuşuruydu.

Harika bir öğretmenim var.

Also check out the following words: olduğu, düşünülüyor, otobüs, elli, kişilik, John, cebinden, anahtar, çıkardı, Floridalı.