Turkish example sentences with "tamir"

Learn how to use tamir in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bu ayakkabıları tamir edebilir misin?

Ona ayakkabılarımı tamir ettireceğim.

Geçici olarak tamir edebilir misin?

Frenleri tamir ederlerse, arabayı satın alacağım.

Eve giderken bulduğum radyoyu tamir ediyorum.

Mümkün olduğunca kısa sürede onu tamir etmesi için birini gönderir misin?

Saatimi John'a tamir ettireceğim.

Saatimi tamir ettirdim.

Onun arabasını tamir ettirmelisin.

Ayakkabılarının tamir edilmesi gerekiyor.

Sobayı tamir etmesi için bir profesyonel kiraladım.

Birkaç gün içinde arabanı tamir ettirmeliyim.

O benim evin kırık penceresini tamir etti.

Ne kadar sürede ayakkabılarımı tamir ettirebilirim?

Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.

Tesisatçı bizim lavaboyu tamir etmek için birçok alet kullandı.

Yarına kadar bu ayakkabıları tamir ettireceğim.

Tom'a ayakkabılarımı tamir ettirdim.

Dün bisikletimi tamir ettirdim.

Bozuk değilse tamir etme.

Bozuk değilse, tamir etmeyin.

Dün bisikleti tamir ettim.

Dün arabayı tamir ettim.

Tom Mary'ye kırık sandelyeyi tamir etmesini ne zaman söyledi?

Tom tamir edilmesi için bilgisayarını içeri götürdü.

Oğluma kapıyı tamir ettirdim.

Tom bütün günü çatıdaki sızıntıyı tamir etmek için uğraşarak geçirdi.

Tom dün evinin çatısını tamir etti.

Tom sızdıran musluğu tamir etti.

Bilgisayarı tamir edemem.

Onu tamir etmek yaklaşık 2000 yene mal olacak.

Niçin o sigortayı tamir etmiyorsun?

Mike çok nazikti. Arabamı bedava tamir ettirdi.

John'a saatimi tamir ettireceğim.

Arabayı tamir etmek çok paraya mal oldu.

Arabayı tamir ettirmek 300 dolara mal oldu.

Tom Mary'nin onun saatini tamir edebileceğini düşünmedi.

Lütfen bunu tamir edin.

Onu tamir edeyim.

Lütfen oyuncağımı tamir edin.

Onu tamir ettirmeliyim.

Lavabomuzu tamir edebilir misin?

Lütfen arabayı tamir ediniz.

Saati tamir ediyorum.

O kendi arabasını tamir eder.

O, saatini tamir ettirdi.

Sandalye kırıktır. Onu tamir etsen iyi olur.

Onu tamir ettirebilir misin?

O tamir edilmeli.

Kaloriferi tamir ettiklerine memnunum, ama şimdi de çok sıcak.

Ben tost makinesini tamir etmek zorunda kaldım.

Arabam tamir ediliyor.

Bu sandalyeyi nasıl tamir edebilirim?

Arabam şimdi tamir ediliyor.

Bisikletimi tamir ettirdim.

O, saati benim için tamir etti.

Ev tamir ediliyor.

Ona arabamı tamir ettirdim.

Onlara arabamı tamir etmelerini rica ettim.

Tom bozuk radyoyu tamir etti.

O benim için saatimi tamir etti.

Arabamı tamir ettirmeliyim.

Ona bisikletimi tamir ettirdim.

Köprü tamir ediliyor.

Bozuk radyoyu tamir edebilir misin?

Ona ayakkabılarımı tamir etmesini rica ettim.

Saatimi tamir ettirmeliyim.

O, eski makineyi tamir ettirdi.

Onlara arabamı tamir ettireceğim.

Bu saat tamir edilmeli.

Arabanı tamir ettirmelisin.

Ona radyomu tamir ettirdim.

Bu araba tamir etmeye değmez.

Bisikleti tamir etmem istendi.

Onun arabası henüz tamir edildi.

Babam kırık bir sandalyeyi tamir etti.

Televizyonu tamir ettirmeliyim.

Bisikletim tamir edilmeli.

Babam eski saatimi tamir etti.

Bu saat tamir edilmeli. O günde 20 dakika ileri gidiyor.

Ona saatimi tamir ettirdim.

Onlar arabalarını tamir etmek zorundalar.

O, saatini kendi başına tamir etti.

Kapıyı tamir ettirdim.

Yarın bu radyoyu tamir ettireceğim.

Kameramı tamir ettirmek zorunda kalacağım.

O dükkânda kameramı tamir ettirdim.

Sandalye kırık. Onu birine tamir ettirsen iyi olur.

Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.

Dün o kırık radyoyu tamir etmeye çalışarak iki saat harcadım.

Lütfen onu tamir et.

Arabayı tamir edeyim.

Lütfen ütüyü tamir et.

Koltuğu tamir edemem.

Arabam şu anda tamir ediliyor.

Ted saatleri tamir etmede iyidir.

Araba tamir etmeye değmez.

Bisikletimi tamir ettirmeliyim.

Bu sandalyenin tamir edilmesi gerekiyor.

Ona bu saati tamir ettireceğim.

Burada her çeşit saati tamir ederiz.

Also check out the following words: dinler, ebeveynlerinin, babasının, babasına, sadıktır, itaatkârdır, itaatkardır, ürün, İtalya'da, üretilir.