Turkish example sentences with "takımı"

Learn how to use takımı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onun favori beyzbol takımı Devler'dir, fakat o Aslanlar'ı da seviyor.

Uluslararası futbol turnuvasında İngiliz takımı, Brezilya takımını yendi.

Karabük'te, aynı zamanda Süper Lig takımı Kardemir Karabükspor'un da sponsoru olan "Kardemir" adında bir demir-çelik fabrikası vardır.

Futbol takımı Tom tarafından yönetiliyor.

O takımı kimin oluşturduğunu biliyor musun?

Biz beyzbol takımı üyelerini karşılamak için bayrakları salladık.

İyi bir antrenör bu takımı eğitir.

Tom futbol takımı yapmaya kararlıydı.

Nagasaki yanlısı bir futbol takımı kuralım.

Takımı kim eğitiyor?

Onun takımı muhtemelen kazanacak.

Tom beyzbol takımı kurdu.

Haftada kaç kez futbol takımı çalışma yapar?

Hangi takımı tutuyorsun?

Takımı desteklemek için ne zaman toplanacağız?

O, beyzbol takımı kurdu.

Diğer takımı üç puanla yendik.

Bir futbol takımı on bir kişiden oluşur.

Su polosu takımı sabah 5:30'da çalışma yapar.

O ilkokulun güçlü bir futbol takımı var.

Kazanan bir takımı asla değiştirme.

Uluslararası futbol turnuvasında İngiliz takımı Brezilya takımını yendi.

Tom sadece o takımı aldı.

Kanadalı bayan hokey takımı altın madalya kazandı.

Tom ülkesinin takımı turnuvadan elendiği zaman üzgündü.

Alman milli takımı Portekiz'i dağıttı.

Oyunda altın madalyayı Japonya takımı kazandı.

Portekiz'in çok iyi bir takımı var.

Erkek kardeşimin futbol takımı dün bir turnuva kazandı.

Alman takımı kaybetti ve şimdi üzgünüm.

Ayna sofra takımı dolabının üstündedir.

Tom'un takımı ligdeki takımların en kötüsüdür.

Türkiye'de kurulan ilk futbol takımı, Galatasaray'dır.

Onun gözde takımı yarışmaların çoğunu kazanmaz.

Türk takımı iyi bir performans gösterdi, hepimizi sevindirdi. Ancak, finale çıkamadı.

Takımı bırakmanı istemiyorum.

Bu çay takımı tam mı?

Tom benim giydiğim aynı takımı giyiyordu.

Düğün için o takımı getirmeme gerek yoktu. Çünkü Tom'un benim ölçümde bir yedeği var.

Onlar bir yüzme takımı kurdu.

Dedektif Dan Anderson ve takımı, parkta daha kapsamlı bir araştırma yaptı.

Habere göre İtalyan takımı kazandı.

Tom'u son gördüğümde bir ceza evi atlama takımı giyiyordu.

Tom futbol takımı kurdu.

Tom basketbol takımı kurdu.

Tom bir hokey takımı kurdu.

Tom ve takımı hazır.

Bir futbol takımı on bir oyuncudan oluşur.

Bir basketbol takımı beş oyuncudan oluşur.

Tom onun takımı kazandığında çok mutluydu.

Basketbol takımı pazartesi günü uygulama yapmaz.

Her futbol takımı bir kaptan belirlemek zorundadır.

Tom lisesinin beyzbol takımı için ikinci taban oynardı.

Hangi takımı destekliyorsun?

Tom, takımı büyük finali kaybedince yumruğuyla duvarı deldi.

Alman futbol takımı ikna edici bir şekilde Brezilya'yı yendi.

O partide bu eski takımı giyemem.

Mikronezya Ulusal Futbol Takımı üç maçta 114 tane gol yedi.

Bir beyin takımı nedir?

Dönek ayak takımı.

Tom bir biyozararlı takımı giyiyor.

Bir satranç takımı istiyorum.

Tom'un takımı hezimete uğradı.

Tom'un takımı sürklase oldu.

Alman takımı kaybetti ve şimdi ben üzgünüm.

Tom okul futbol takımı için deneyeceğini söyledi.

Okulunuzda beyzbol takımı var mı?

Okulunuzun beyzbol takımı var mı?

Takımı bırakmamı isterlerse bu çok moralimi bozar.

Onların iyi bir takımı var.

Ben gerçekten bu takımı seviyorum.

Onlar iyi bir beyzbol takımı.

Onlar iyi bir basketbol takımı.

Ulusal hokey takımı Amerika'yı ziyaret ettiğinde, oyuncuların yarısı ayrıldı.

Japon takımı bu yarışma için altın madalya kazandı.

Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'dır ama O Lions'u da seviyor.

Erkek kardeşinin futbol takımı maçı kazandı ve şu anda kutlama yapıyorlar.

O, müdürle geçinemediği için takımı terk etti.

Taraftar karşı takımı yuhaladı.

Çatal bıçak takımı nerede?

A takımı, B takımına karşı maçı kaybetti.

A takımı, B takımına karşı oyunu kaybetti.

A takımı, B takımına karşı oyunu kazandı.

A takımı, B takımına karşı maçı kazandı.

Biz üç takımı yendik.

Senin bir hokey takımı satın aldığını duydum.

Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'tir ama o, Lions'ı da sever.

Takımı hayal kırıklığına uğratırım gibi hissediyorum.

Çatal bıçak takımı ortadan kayboldu.

Tom beyzbol takımı yaptı.

Takımı hayal kırıklığına uğrattım.

Diğer takımı yenmek hiç kolay değil.

Az önce bu takımı aldım.

Ben takımı kurdum.

Onlar iyi bir hokey takımı.

Biz iyi bir hücum takımı değildik.

Okulunuzun bir basketbol takımı var mı?

Okulunun hâlâ bir basketbol takımı var mı?

Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'tır, ancak Lions'dan da hoşlanır.

Takımı ben yapmadım.

Lisenin basketbol takımı iyi bir takım mıydı?

Also check out the following words: yapmam, gereken, şeyler, Geç, kaldığım, üzgünüm, Açıkça, konuşmak, gerekirse, güvenilmez.