Turkish example sentences with "söz"

Learn how to use söz in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onunla kahve dükkanında buluşmaya söz verdi.

Söz uçar, yazı kalır.

Yakında geri geleceğine dair bana söz verdi.

Gelmek için söz verdiği halde Bay Smith henüz dönmedi.

O, her gün yazmaya söz verdi.

Onunla evlenmeye söz verdi, ama evlenmedi.

Onu sır olarak saklamak için ona söz verdim.

Söz gümüşse sükût altındır.

O, öğle yemeğinde zamanında olmak için babasına söz verdi.

Bu yaz Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.

Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.

Yurt dışında seyahat söz konusu değil.

Köyde bol miktarda kirpi olacağına söz verdin!

Ben söz veriyorum.

Dün gece onu istasyonda karşılayacağına söz verdi fakat o asla gelmedi.

O dün gece onu karşılamak için söz verdi.

Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.

Bir tehdit altında verilen bir söz değersizdir.

O tekrar vali olacağını kendisine söz verdi.

Söz vermek bir şeydir, ve diğeri yerine getirmektir.

Söz verildiği gibi o piyano çaldı.

Her zaman söz verilen zamanda gel.

Sigara içmeyi bırakacağıma söz veriyorum.

O gelmek için söz verdi, ama henüz dönmedi.

Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.

Bir pasaport olmadan, bir ülkeyi terk etmek söz konusu değildir.

Baylar, karşılamada birkaç söz söylemem için bana izin verin.

O söz konusu değil.

Söz gümüşse, sükut altındır.

Tom bu gece eve erken gelmek için bir söz verdi.

Asılmış bir adamın evinde ipten söz etmeyin.

Tom Mary'ye 2.30'a kadar burada olacağına söz verdi.

Tom gelmek için söz verdi, ama henüz gelmedi.

Tom asla tekrar geç kalmayacağına söz verdi.

Hata için özür diliyor ve bunu tekrar olmayacağına söz veriyoruz.

Tom Mary'ye onu asla terk etmeyeceğine söz verdi

O kimseye söylemeyeceğine söz verdi.

Ona söylememek için söz verdim.

Tom yerel doğal yaşamı korumak için gücü dahilinde her şeyi yapmaya söz verdi.

Tom öyle bir söz verdiğini hatırlamadığını söylüyor.

Tom bana yardım etmek için yapabileceği her şeyi yapmak için söz verdi.

Tom Mary'ye hayatında yeni bir sayfa açacağına söz verdi.

Tom Mary'ye başını derde sokmayacağına söz verdi.

Tom aynı hatayı tekrar yapmayacağına dair kendine bir söz verdi.

Tom müzik söz konusu olduğunda, görünüşe göre bir tür dahidir.

Tom yapmayı söz verdiği yetimhaneyi yaptırmak için yeterli parayı toplamada zor zamanlar geçirdi.

Tom Mary'nin ona işi söz verdiğini iddia ediyor.

Sana söz veriyorum.

Tom ödemek için söz vermesine rağmen, Mary'yi faturayla sıkıştırdı.

Polis Tom'a onun kızını arayacağına söz verdi.

O, odamı temizlemeye söz verdi.

Erken dönmeye söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.

Onun önerisi, söz konusu değil.

O bu gece eve erken gelmeye söz verdi.

Sam ayın sonunda parayı ödemek için söz verdi.

Mary annesine daha sık yardım edeceğine söz verdi.

Jim tekrar gelmeyeceğine bana söz verdi.

Dick, saat üçe kadar geri gelmek için söz verdi.

Tom yapmaya söz verdiği şeyi yaptı.

O, ondan söz etmedi.

Söz sözdür.

Adınızdan söz edildi.

O söylememek için söz verdi.

Bir söz verdin.

O sigara içmemeye söz verdi.

O, onunla evlenmek için söz verdi.

O onunla evlenmek için söz verdi.

Bana iyi olacağına söz ver.

O, sigarayı bırakmak için söz verdi.

Ben sana, sana yardım edeceğime söz veriyorum.

Tom Mary'ye yardım edeceğine söz verdi.

Onu yapmak için bir söz verdim.

Verilen bir söz ödenmemiş bir borçtur.

O, gelmek için söz verdi, ve gelmedi.

O gelmek için söz verdi, ama gelmedi.

O, bana geleceğine dair söz verdi.

O bana odamı temizleyeceğine söz verdi.

Seni asla terk etmeyeceğime sana söz veriyorum.

Sana bakacağıma sana söz veriyorum.

Seni güvende tutacağıma sana söz veriyorum.

Erken geleceğime sana söz veriyorum.

Geç saatlere kadar dışarda kalmayacağıma sana söz veriyorum.

Sana zarar vermek için bir şey yapmayacağıma sana söz veriyorum.

Baban gelinceye kadar seninle birlikte kalacağıma sana söz veriyorum.

O, tek başına dışarı çıkmamaya söz verdi.

O başka bir yalan söylemeyeceğine dair söz verdi.

Bugün geleceğime dair ona söz verdim.

O, bana dörtte geleceğine söz verdi.

Daha çok kitap okumak için kendime söz verdim.

O, onunla evlenmeye söz verdi fakat evlenmedi.

O beni sinemaya götürmeye söz verdi.

O, bana en geç beşe kadar geleceğine söz verdi.

O saat üçte geleceğine bana söz verdi.

Ona dokuza kadar eve döneceğime söz verdim.

O, okuldan sonra onu karşılayacağına söz verdi.

O, ara sıra bana yazacağına söz verdi.

O, dün gece onu aramak için söz verdiğini unuttu.

Dedektif meseleyi derhal incelemek için söz verdi.

Baban gelinceye kadar seninle kalacağıma söz veriyorum.

Saat 11'e kadar geri döneceğine söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.

Jane ile partiye gitmek için söz verdim, ve onun yüzünü kara çıkaramam.

Also check out the following words: anlamıyorum, geceler, yolculuklar, Hoşça, Sayoko, Ev, Evi, onarıyorum, İtalya'nın, başkenti.