Turkish example sentences with "çocukların"

Learn how to use çocukların in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Çocukların daha çok uykuya ihtiyacı vardır.

Çocukların çoğunluğu değişimi çok iyi duyamazlar.

Hiç çocukların var mı?

Yangın çocukların kibritlerle oynamasından kaynaklandı.

Ben onu diğer çocukların herhangi birinden daha çok seviyorum.

Bu nehir çocukların yüzmesi için tehlikeli.

Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.

Rahip çocukların oyunlarına katıldı.

Rahip çocukların oyununa katıldı.

Şu genç çocukların polislerden daha hızlı koşabileceğine inanmak saçmadır.

Okuldaki diğer tüm çocukların zengin ebeveynleri vardı, ve o sudan çıkmış bir balık gibi hissetmeye başlıyordu.

O, onu çocukların evcil hayvanlarını giydirdikleri gibi giydirdi.

Benim çocukların okulda iyi davrandığına bakın.

Çocukların hepsi içerdeler, Şimdi istirahat edebilir ve dinlenebiliriz.

Tüm çocukların en uzunuyum.

Gözyaşları çocukların silahlarıdır.

Tom insanların çocukların önünde küfretmelerini sevmiyor.

Tom ve Mary çocukların iyiliği için evli kalmak zorundalar.

Bu kitap çocukların okuması için yeterince kolay.

Bu kitap çocukların kapasitesi dahilinde.

Çocukların için genleri seçebilseydin, seçer miydin?

Eğitimin zorunlu karakteri çocukların içinde öğrenme arzusu geliştirmek için çeşitli şekillerde çalışmaya adanmış işlerin çokluğunda nadiren analiz edilir.

Bizim parkta çocukların oynaması için güzel bir kaydırağımız var.

Ama çocukların velayeti bir sorundu.

Komşusu, o uzakta iken çocukların bakımını üslenecek.

Çocukların sağlıklı görünüyorlar.

O, çocukların yüzüşünü izledi.

Çocukların çok uykuya ihtiyacı vardır.

Çocukların otobüse bindiğini gördük.

Çocukların çoğu ip atlamayı sever.

Şimdiden çocukların mı var?

Sahil, çocukların oynaması için ideal bir yerdir.

Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.

Çocukların mutlu seslerini duydum.

Çocukların dördünün bahaneleri yoktu.

Çocukların bira içmesi gerektiğini sanmıyorum.

O, çocukların havuzda yüzüşünü izledi.

Baktığın her yerde çocukların oynadığını görebilirsin.

Çok sayıda insan çocukların TV izleyerek çok fazla zaman harcadıklarını düşünüyor.

Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.

Çocukların sevilmeye ihtiyacı vardır.

Çocukların çok uykuya ihtiyaçları vardır.

Öğretmen çocukların oyunlarında yer aldı.

Çocukların odaya girdiğini gördük.

Çocukların hepsi ona gülmedi.

Çocukların televizyonu tekellerine almalarına müsaade etme.

Çocukların başına buyruk olmalarına izin vermeyin.

Bu çocukların her birine üç parça verin.

Çocukların beraberce şarkı söylediklerini duydum.

Çocukların gülme sesini seviyorum.

Çocukların her birine iki elma verdi.

Çocukların mutlu bir ev ortamına ihtiyacı var.

O, çocukların oyunlarına katıldı.

Bu, çocukların okuması için iyi bir kitaptır.

Çocukların sorun yaratması yaygındır.

Çocukların ne yaptığını görmeye gideceğim.

Çocukların hepsi iyiydi ve mutlu görünüyordu.

O çocukların kendilerine bakacak kimsesi yok.

Çocukların genellikle ailelerine inancı var.

Çocukların burada oynamasına izin vermemelisin.

Bu ilacı çocukların alamayacağı bir yere koy.

Çocukların o nehirde yüzmesine izin vermemeliler.

Çocukların okuması için hiç iyi kitaplarınız var mı?

Çocukların uykuya ihtiyacı var.

Çocukların var mı?

Çocukların şevkat ve sevgiye ihtiyacı var.

Şarkıcı ve aktris Selena Gomez mesleğine yedi yaşındayken çocukların ulusal televizyon gösterisi "Barney and Friends"'te başladı.

Çocukların oynamasına izin ver.

Anlamadığım şey böylesine güzel bir günde çocukların dışarıda oynamasına niçin izin verilmediğidir.

Çocukların bölümü nerede?

Bence çocukların bu havuzda yüzmeleri tehlikeli.

Çocukların Fransızca bilir mi?

Çocukların Fransızca konuşur mu?

Tom onlardan birinden her zaman soğuk algınlığı kapmaktan korktuğu için çocukların etrafında olmaktan hoşlanmaz.

Kadınların veya küçük çocukların size ne dediklerini anlamakta güçlük çekiyor musunuz?

Çocukların ikisi de ağlamaya başladı.

Bunlar senin çocukların mı?

Tuzlu krakerler çocukların en sevdiği abur cuburdu.

Çocukların asi olma gibi bir eğilimleri var.

Çocukların nerede?

Çocukların olduğunu hiç bilmiyordum.

Çocukların olduğunu biliyorum.

Çocukların neye baktıklarını biliyorum.

Küçük çocukların odasına gitmeliyim.

Küçük çocukların odasına gitmem gerekiyor.

Küçük çocukların odasına gitmek zorundayım.

Çocukların dikkat çekecek biçimde ahlaklı.

Bu civardaki çocukların yüzmek için çok fırsatları yok.

Tom bütün çocukların dikkat etmediğini fark etti.

Tom tüm diğer çocukların kravat giydiklerini fark etti.

Tom onların ev ödevlerini yapmaları sonrasına kadar çocukların televizyon izlemelerine izin vermez.

Tom her zaman çocukların etrafında rahatsız gibi görünüyor.

Tom çocukların Noel hediyelerini kanepenin arkasına sakladı.

Kendi çocukların olduğunda anlayacaksın.

Çocukların olduğunda anlayacaksın.

Çocukların olur olmaz anlayacaksın.

Tom çocukların oynamasını izledi.

Çocukların ikisi de uyuyor.

Çocukların sevgi ve ilgiye ihtiyacı var.

Yine de bugünlerde hesap makineleri okul sınavlarında özgürce kullanılabilmektedir ve şu anda birçok okulda matematik sınavı sırasında duyulan tek ses çocukların hesap makinelerine hafifçe vurmalarıdır.

Tom bankta oturdu, çocukların oynamasını izledi.

Also check out the following words: miyiz, Ne, , yapıyorsun, konuşabiliyor, uzaktayken, fareler, oynayacak, Demiryolu, istasyonu.