Turkish example sentences with "yapmaktan"

Learn how to use yapmaktan in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.

Hatalar yapmaktan korkmayın.

Tatoeba'da cümleleri çevirmek ev ödevi yapmaktan daha eğlenceli.

Hata yapmaktan korkuyor.

Öğrencilerden bazıları resim yapmaktan hoşlanırlar.

O, bir hata yapmaktan suçluydu.

Herkes yeni şeyler yapmaktan korkar.

New York'a geri dönmek için kırmızı-göz uçuşu yapmaktan başka seçeneğim yok.

Adam tek başına rüzgar sörfü yapmaktan hoşlanıyor.

Eğer sizin için neyin iyi olduğunu biliyorsanız, onu yapmaktan vazgeçeceksiniz.

Büyük bir hata yapmaktan kaçınmak için daha dikkatli olmalısın.

Tom, ki o naziktir, benim için herhangi bir şey yapmaktan memnunu olacaktır.

Johnsonlar çok sosyal insanlardır, onlar partilere sık sık ev sahipliği yapmaktan hoşlanırlar.

Tom geniş kitlenin önünde konuşma yapmaktan hoşlanmaz.

Tom'un Mary'nin ona yapmasını söylediğini yapmaktan başka şansı yoktu.

Tom niçin her zaman diğer insanları kızdıran şeyleri yapmaktan hoşlanıyormuş gibi görünüyor?

Tom küçük yelkenlilere kaptanlık yapmaktan hoşlanır.

Tom hız yapmaktan yakalandı.

Tom hız yapmaktan ceza aldı.

Tom gerçekten tercüme yapmaktan hoşlanmıyor.

Tom kazadan sonra kaykay yapmaktan vazgeçmeye karar verdi.

Onunla konuşmaya çalıştığımda, ben her zaman kekelemekten ya da aptalca bir şey yapmaktan daha fazlasını yapamayacak kadar kendimi çok utangaç buldum.

Söylemek yapmaktan kolaydır.

Söylemek yapmaktan daha kolaydır.

Öyle yapmaktan başka seçimin yok.

Hata yapmaktan hoşlanmam.

Kendinizi bir aptal yapmaktan vazgeçin.

Yeni bir bloğa başladım. Başlangıçta çok sayıda blog yapan ve sonra blog yapmaktan vazgeçen insanlardan biri olmamak için elimden geleni yapacağım.

Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.

O, işi yapmaktan daha çok işi düşünerek zaman harcar.

Mayuko zor iş yapmaktan kaçındı.

Her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkıldım artık.

Yanlış yapmaktan çekinme.

Tom hata yapmaktan hoşlanmaz.

Hatalar yapmaktan korkma.

Ödevimi yapmaktan yoruldum.

Hatalar yapmaktan asla korkma.

Arkadaşım aşırı hız yapmaktan tutuklandı.

Böyle hatalar yapmaktan kaçınmalısın.

Her gece yatmadan önce sıcak bir banyo yapmaktan hoşlanırım.

Söylemek yapmaktan daha kolay.

Onu yapmaktan bir şey kazanmayacaksın.

Böyle bir hata yapmaktan kaçınmalısın.

Onun istediğini yapmaktan başka seçeneğim yoktu.

Söylenileni yapmaktan başka seçeneği yoktu.

Böyle bir şey yapmaktan utandı.

Tom mesele ile ilgili bir yorum yapmaktan kaçındı.

Hata yapmaktan korkmana gerek yok.

Egzersiz yapmaktan nefret ediyorum.

James derste hatalar yapmaktan ve azarlanmaktan çok korkardı.

Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.

İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.

Hata yapmaktan korktuğu için konuşmak istemiyor.

Hiçbir şey yapmamak, hata yapmaktan daha iyidir.

Bunu yapmaktan vazgeçmeyeceğim!

Yabancı bir dil öğrenirken, hata yapmaktan korkmamalısın.

Tom senin vasat erkeğin değil. O birçok erkeklerin hoşlandığı şeylerden hoşlanmaz ve birçok erkeğin yapmaktan hoşlandığı şeyleri yapmaktan hoşlanmaz.

Tom senin vasat erkeğin değil. O birçok erkeklerin hoşlandığı şeylerden hoşlanmaz ve birçok erkeğin yapmaktan hoşlandığı şeyleri yapmaktan hoşlanmaz.

Tom'un yapmamı istediğini yapmaktan başka şansım yoktu.

Tom'u onu yapmaktan vazgeçirmenin bir yolunu bilmiyorum.

Tom'u onu yapmaktan vazgeçirebilirim.

Bir diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha fazla sever.

Eğer sen şu çeviri yapmaktan hoşlanan kişilerden biriysen, Tatoeba senin için uygun bir yer.

Tom'un yapmaktan hoşlandığı şeylerden biri yüzmedir.

Bunu yapmaktan nefret ediyorum.

Çadırda kamp yapmaktan nefret ediyorum.

Hata yapmaktan korkma!

Bana baskı yapmaktan vazgeç.

Hata yapmaktan korktum çünkü zarar vermek istemem canlılara.

Hem hata yapmaktan korkma deyip hem de yargılamayla tehdit edemezsiniz.

Ölümden korkmadığımı biliyorsun; hata yapmaktan korktuğumu biliyorsun.

Ben tenis oynamaktan hoşlanırım. Sen hangi sporu yapmaktan hoşlanırsın?

Bu tür hataları yapmaktan kaçınmalısın.

Onu yapmaktan nasıl kurtuldun?

Tom'un Mary'nin istediğini yapmaktan başka hiç seçeneği yok.

Tom yapmaktan hemen pişman olduğu bir şey yaptı.

Tom'un sana yapmanı söylediğini yapmaktan başka seçeneğin yoktu.

Tom'un yapmamı istediğini yapmaktan başka seçeneğim yok.

Tom bana yapmak zorunda olduğum şeyi yapmaktan başka seçeneğim olmadığını söyledi.

Tom Mary ile birlikte alışveriş yapmaktan nefret ediyor.

Tom figür pateni yapmaktan gerçekten hoşlandığını söylüyor.

Bunu yapmaktan bıkmış olmalısın.

Bunu yapmaktan memnun olurum.

Bunu yapmaktan mutluyuz.

Alışveriş yapmaktan nefret ediyorum.

Yanlış yapmaktan korktum.

Allah'tan ve hata yapmaktan korkuyorum.

Bunu yapmaktan nefret etmeme rağmen arabamı elden çıkardım.

Utancım kalmadı ama önceden hata yapmaktan korkuyordum.

Öyle yapmaktan mutlu olurum.

Hata yapmaktan korkuyorum.

Onu yapmaktan başka seçeneğim yoktu.

İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkma.

Hata yapmaktan korkmayın.

Çeviri yapmaktan bıktım.

Pisliklere bebek bakıcılığı yapmaktan bıkmadın mı?

Susan ev işi yapmaktan nefret eder ama bu sabah annesine mutfakta yardım ediyor.

Aynı hatayı tekrar yapmaktan nasıl kurtulabiliriz?

O tür şeyleri yapmaktan gerçekten hoşlanıyor musun?

Neleri yapmaktan hoşlanıyorsunuz?

Yapmaktan hoşlandığınız aktiviteleri işaretleyin.

Also check out the following words: şeytani, şekillerde, tarif, ettiler, fillerin, izdihamı, sağır, eden, çekirge, sürüsü.