Turkish example sentences with "sonuç"

Learn how to use sonuç in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

5 ve 2'yi toplarsanız sonuç 7'dir.

Eğer herhangi bir sayıyı sıfıra bölerseniz, sonuç tanımsızdır.

İyi bir sonuç için iki tabaka boya uygula.

Çabalar sonuç getirmedi.

Ondan ne sonuç çıkarıyorsunuz?

Sebep ve sonuç birbirlerine tepki yaparlar.

Bir çalışma ile ulaşılan sonuç "ayaklarının pis koktuğunu düşünen insanların kötü kokan ayakları vardır; ayaklarının kötü kokmadığını düşünen insanların yoktur."

Bu sonuç hakkında her şeyi unutalım.

Ulusal Eğitim Bilgi Merkezi Mesleği bırakan öğretmenler geri döndüklerinden dolayı tahmin edilen bir öğretmen açığının sonuç vermeyeceğini söylüyor.

Sonuç olarak, fiyatlar yükseldi.

Çabalarım hiç sonuç vermedi.

O, sonuç hakkında endişelidir.

Sonunda gerçekten tatmin edici bir sonuç bulmak mümkündü.

Sonuç biraz üzücüydü.

Sonuç hakkında sinirlendi.

Hemen sonuç beklemeyeceğinizi umuyorum.

Mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, sonuç mordur.

O bir sonuç.

Sonuç neydi?

Bu denklemi kullanarak elektrik alanını hesaplarsan sonuç aşağıdaki gibi çıkar.

Sonuç kamuya açıklanır açıklanmaz, onu sana söyledim.

Sonuç görülmek için kalır.

Bu önerinin ne tür bir sorun başlatacağını tahmin etmek mümkün değil. Sonuç kesinlikle görecek bir şey olacak.

Sonuç tatmin edici olmaktan uzaktı.

Bu tek olası sonuç.

Sonuç olarak yağışlı günlerde içeride top oynarız.

Sonuç yoktu.

Sonuç olarak dünya 21 Aralıkta sona ermedi gibi görünüyor.

Bay D'Espilly, 1772'de Fransa nüfusunun 22 milyondan fazla olduğunu hesapladı; yani 10,562,631 erkek ve 11,451,726 kadın; sonuç olarak kadınların erkeklere oranı yaklaşık 14'e 13'tü.

Sonuç olarak o gelmedi.

Sonuç hakkında endişeliyim.

Sonuç olarak, Tom senin babandı.

Sonuç ne iyi ne kötü.

Sonuç beni şaşırttı.

Sonuç gerçekten iyi olmayacak.

Sonuç gerçekten tatmin ediciydi.

Sonuç dikkat çekicidir.

Takeo'nun sınavı geçtiğini ve Kunio'nun da başarısız olduğunu düşünüyordum ama sonuç tam aksine çıktı.

Aylardır süren çabalar, ne oldu da şimdi sonuç verdi?

Sonuç alınabildi mi?

Vardığım sonuç, ne yazık ki karamsar.

Eğer hastalığa konulan teşhis yanlışsa, tabip ne kadar usta, hastane ne denli mükemmel olursa olsun, uygulanan tedaviden sağlıklı sonuç alınamaz.

Sürücü trafik kurallarını çiğnedi, sonuç olarak da cezalandırıldı.

Sonuç hayal kırıklığı oldu.

Ne yaparsanız yapın, sonuç aynı.

Bu makul bir sonuç.

Sonuç olarak sen haklıydın.

Sonuç olarak, haklısın.

Sonuç olarak, bu makul.

Sonuç onun beklentilerine aykırıydı.

Sonuç olarak demek istediğiniz nedir?

Sonuç beklenmiyordu.

Tomve ben sonuç olarak haklıydık.

Tom sonuç olarak yemek yemek istemedi.

Bazı sorunlarla karşılaştım ama sonuç olarak araştırma iyi gidiyor.

Bu kaçınılmaz bir sonuç.

Tom sonuç hakkında endişeli.

Sonuç değişmez.

Bu sadece olası sonuç gibi görünüyor.

Onun anormal davranışından ne sonuç çıkarıyorsun?

Bu iyi sonuç verecek.

Çabalarımızdan hiçbir sonuç çıkmadı.

Sonuç ne olursa olsun planımı uygulayacağım.

On iki üçle bölünürse sonuç dörttür.

Çabanız mutlaka sonuç verecek.

Sonuç için endişeli.

Vardığın sonuç ne?

Sen ne sonuç çıkarıyordun?

Ne kadar uğraşırsan uğraş, sonuç aynı olacak.

Bu iyi bir sonuç.

O sonuç tahmin edilebilirdi.

O gelse de gelmese de sonuç aynı olacak.

Google adlı arama motoruna "teşşekürler" yazdım ve 178.000 sonuç çıktı.

Sonuç olarak Tom gelmedi.

Yapabileceğiniz ne olursa olsun, sonuç hâlâ aynı olacaktır.

Sonuç şaşırtıcı mıydı?

Sonuç var mıydı?

Sonuç olarak hiçbir şey olmadı.

Sonuç olarak işini kaybetti.

Teşebbüsüm sonuç vermedi.

Sonuç benim hipotezimi doğruladı.

Biz sonuç almak zorundayız.

21 sayısı 7 ile bölündüğünde sonuç 3'tür.

Yönetim kurulu üyeleri, 27 Mart 2013 tarihinde bir sonuç oturumu için bir araya gelecek.

Bu şaşırtıcı bir sonuç.

Sonuç olarak, o teknik olarak doğru bir şey alır ama esasen o bir taklittir.

Eğer o masumsa bundan şu sonuç çıkar ki onun karısı suçlu.

Sonuç önemsiz görünebilir: Esperanto vardır.

Sonuç beklentilerimizin tersidir.

Sonuç olarak, daha fazla kadın eşit işi alıyor.

Sonuç olarak, daha fazla kadın eşit işe eşit ücret alıyor.

Sonuç olarak, o büyük bir tüccar oldu.

Sonuç bu gerçekler temelinde kuruldu.

Sonuç onu tatmin edecek.

Sonuç beklentilerimizden az geldi.

Ben sonuç konusunda hayal kırıklığına uğradım.

Sonuç sağlam bir temel üzerine oturmaktadır.

O sonuç nedeniyle hayal kırıklığına uğramıştı.

Sonuç nedir?

Bu sonuç arzulanan çok şey bırakır.

O sonuç raporunun üzerinde ellerini ovuyor.

Also check out the following words: zihniyeti, ile, hareket, etmelidirler, Bilmiyorum, Mum, kendiliğinden, söndü, kendi, kendine.