Turkish example sentences with "musun"

Learn how to use musun in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Satranç oynamayı biliyor musun?

Mahjong oynamayı biliyor musun?

İngilizce konuşabiliyor musun?

Babanın nereye gittiğini biliyor musun?

Her gün İngilizce çalışıyor musun?

Almanca konuşuyor musun?

Ne olduğunu biliyor musun?

Fonetik işaretleri okuyabiliyor musun?

Japonca konuşabiliyor musun?

Onu biliyor musun?

Almanca konuşabiliyor musun?

Mutlu musun?

Çinli misin yoksa Japon musun?

İtalyanca konuşuyor musun?

Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine pachinko oynayarak tüm vaktini harcıyor.

Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine tüm zamanını pachinko oynayarak geçiriyor.

Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?

Sigara içiyor musun?

İngilizce konuşuyor musun?

Yorgun musun?

Japon musun?

Sen Uygur musun?

Hatırlıyor musun?

Karnında herhangi bir acı hissediyor musun?

Nasıl araba süreceğini biliyor musun?

Bay Brown'ı biliyor musun?

Onun nerede doğduğunu biliyor musun?

Anlıyor musun?

Sen Çinli misin yoksa Japon musun?

Meyve suyu istiyor musun?

Türkçe konuşuyor musun?

Bir bilgisayarı nasıl kullanacağını biliyor musun?

Bayan Nakano'nun kaç yaşında olduğunu biliyor musun?

Bu kutuyu nasıl açacağını biliyor musun?

Beni seviyor musun?

Esperanto konuşuyor musun?

Bizi hatırlıyor musun?

Sen yüzebiliyor musun?

Bu kitabın okumaya değer olacağını düşünüyor musun?

Onu sık sık görüyor musun?

Yapamaz mısın yoksa istemiyor musun?

Üniversiteye gidiyor musun?

Bügün daha iyi hissediyor musun?

Bu karınca kraliçedir; kanatları olduğunu görmüyor musun?

Çeviri yapmama yardımcı olur musun?

Kahverengi saçın çok güzel olduğunu düşünüyor musun?

Allah'a inanıyor musun?

Almanca konuşur musun?

Arapça konuşur musun?

İki kızdan herhangi birini tanıyor musun?

Bu resimlerin herhangi birinden hoşlanıyor musun?

Onun ne kadar hızlı konuştuğunu duyuyor musun?

Kedileri sevmiyor musun?

Sen de İngilizce konuşuyor musun?

Anne, onu nasıl yapacağını hâlâ hatırlıyor musun?

Beni hatırlıyor musun?

Uzun zamandır onu tanıyor musun?

Japonca konuşan herhangi bir doktor tanıyor musun?

Onun nasıl biri olduğunu hatırlıyor musun?

TV'nin çocuklar için kötü olduğunu düşünüyor musun?

Televizyonun çocuklar için kötü olduğunu düşünüyor musun?

Bir sporu yapıyor musun?

Bu resmi kimin yaptığını biliyor musun?

Bu romanı kimin yazdığını biliyor musun?

Köpeğin akıllı olduğunu düşünmüyor musun?

Onun iyi bir sürücü olduğunu düşünüyor musun?

İbranice konuşur musun?

Gitmek istiyor musun?

Resimdeki bu adamı tanıyor musun?

Onun işe yarayacağını düşünüyor musun?

Sandviçimin geri kalanını istiyor musun?

Sen bir ampulu nasıl takacağını bilmiyor musun?

Satrancı nasıl oynayacağını biliyor musun?

O takımı kimin oluşturduğunu biliyor musun?

Yarın dışarı çıkıyor musun?

Kimya öğrenimi yapıyor musun?

Bu civardaki en başarılı askerin adını biliyor musun?

Günlük yaşantından memnun musun?

Hayali gerçekten ayıramıyor musun?

Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?

Sigara kullanıyor musun?

Tepesi karla kaplı olan şu dağı görebiliyor musun?

Abartmıyor musun?

The Beatles'ı ilk dinlediğin zamanı hatırlayabiliyor musun?

Merhaba. Sen Jackie Scott musun?

Satrancın nasıl oynanacağını biliyor musun?

Gerçekten yüzemiyor musun?

Onu görmeyi çok istiyor musun?

Beyzbol biliyor musun?

Gece iyi uyumuyor musun?

Gözlerin kapalı yürüyebiliyor musun?

İlginç bir kitap okuyor musun?

Yarın okula gidiyor musun?

Sigara içmiyor musun?

Bu paragrafın anlamını anlayabiliyor musun?

Bu cümlenin anlamı anlayabiliyor musun?

Patronun ile geçiniyor musun?

Onun çekici olduğunu sanıyor musun?

Şimdi mutlu musun?

Tom, beni terk etmiyor musun?

Herhangi bir neden düşünebiliyor musun?

Also check out the following words: arkadaştınız, suratsız, tutuklamıyor, hoşlanıyormuş, gezisini, kovmak, fikriydi, alarmını, sandelyeyi, kolyesini.