Turkish example sentences with "döndü"

Learn how to use döndü in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O, 1941'de savaş başladığında Avrupa'dan evine döndü.

Geçenlerde Fransa'dan döndü.

Savaş patlak verdiğinde 1941'de Avrupa'dan evine döndü.

Sekizden önce geri döndü.

Tom, memleketine geri döndü.

Uzun bir yokluktan sonra eve geri döndü.

Büyükelçi döndü.

O, Japonya'ya geri döndü.

Üç saat sonra eve geri döndü.

Otuz dakika geç döndü.

Öğrenci, Londra'dan geri döndü.

Kader benim lehine döndü.

Saat beşte geri döndü.

O bir geziden döndü.

O sonunda İngiltere'ye geri döndü.

Amerika'ya geri döndü

O, Paris'ten henüz döndü.

O, az önce döndü.

Kış bahara döndü.

Lincoln Washington'a döndü.

Abraham Lincoln, o gece Washington'a geri döndü.

Uzun bir yokluktan sonra geri döndü.

Bizim için sürpriz oldu, o hemen yeniden hayata döndü.

Tom pazartesi geldi ve ertesi gün geri döndü.

Şans benim lehine döndü.

New York'ta bir sürü para yaptı ve doğduğu küçük kasabaya geri döndü.

O adam biraz uzak duruyordu, ama o Tom'un bağırdığını duyunca döndü.

Adam tatilinden çok enerjik döndü.

Benim diş ağrısı birkaç saat içinde geri döndü.

Tom memleketine geri döndü.

O adam biraz uzakta duruyordu fakat Tom'un bağırdığını duyunca geri döndü.

Tom Boston'dan döndü.

Tom az önce Boston'dan döndü.

Tom az önce Boston'dan geri döndü.

O eve geri döndü.

O ordu kampına döndü.

Tom öldükten sonra, Mary ebeveynlerinin evine geri döndü.

Tom işe geri döndü.

Tom uyumak için geri döndü.

Tom ofisine geri döndü.

Tom yazısına geri döndü.

Tom odasına geri döndü.

Tom haberi duyduğunda şaşkına döndü.

Dün, o geç döndü.

Tom hesabı ödemediğini fark etti, bu yüzden restorana geri döndü.

Tom az önce işten eve döndü.

Tom az önce işten döndü.

Tom evine geri döndü.

Tom, Mary ile geri döndü.

O az önce yurt dışından döndü.

Mike saat beşte kütüphaneden geri döndü.

O utanç içinde onlara yüz döndü.

Tom hızlı bir öğle yemeği yedi sonra işe geri döndü.

Carol az önce oteline geri döndü.

Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.

Carol oteline döndü.

Jim onu görme amacı ile Londra'ya geri döndü.

O zaten geri döndü mü?

Henüz geri döndü mü?

Işık kırmızıya döndü.

Ne zaman geri döndü?

O, köşeyi döndü.

Sinyal yeşile döndü.

Su buza döndü.

O, karanlıktan sonra geri döndü.

O, yüzünü denize doğru döndü.

Naoko Japonya'ya geri döndü.

O, Kanada'dan döndü.

Japonya'ya geri döndü.

O hızla arkaya döndü.

O, bana arkasını döndü.

O birden döndü.

Bir helikopter üzerimizde döndü.

O, yoruldu ve geri döndü.

O, etrafında döndü ve gülümsedi.

Ben seslendiğimde geriye döndü.

Toprak kandan dolayı kırmızıya döndü.

O, on aylık bir uzaklaşmadan sonra evine geri döndü.

O, üç gün sonra eve geri döndü.

O, köşede sola döndü.

O saat beşten hemen sonra geri döndü.

O, üniversiteden mezun olduktan sonra Japon'yaya döndü.

Fırtınadan kısa bir süre sonra radyo istasyonu yayına geri döndü.

Çocuk geri döndü.

O altıda döndü.

O zaten döndü.

Carlos döndü.

O, yatakta döndü.

O, uykusunda bir o yana bir bu yana döndü.

O, Osaka'dan ne zaman döndü?

Cookie uykusunda döndü.

Hawking çalışmalarına geri döndü.

Ofisten döndü.

Fizyoterapistlerle birlikte işine geri döndü.

Haziranda Hollanda'dan döndü.

Döndü ve geriye baktı.

Tom hazine aramayı bıraktı ve eve döndü.

Otobüs köşeden döndü.

Osaka'dan ne zaman geri döndü?

Trafik ışığı kırmızıya döndü.

İşlerini bitirip eve döndü.

Also check out the following words: mezun, olup, bulmak, pachinko, oynayarak, vaktini, zamanını, geçiriyor, otobüsle, hayvanat.