Turkish example sentences with "bana"

Learn how to use bana in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.

Bana gülümsedi.

Bana yardım edebilir misin?

Bana öyle görünüyor ki sen hatalısın.

O bana hırsızlığın ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlattı.

Lütfen bana nerede yaşayacağını söyle.

O yanlışlıkla bana çarptı

Bana bir şarkı söylemeni istiyorum.

O ev bana ait.

O bana iki kitap ödünç verdi, henüz hiçbirini okumadım.

Bana göre Almanca dünyadaki en iyi dildir.

Bana bir taksi çağırabilir misiniz?

Bana bu kalenin anahtarını ver!

Onu bana getir.

Bana ne önerirsin?

Bana yapacak bir şey ver.

Bill bana bu kitabı getirdi.

Bana tuzu verir misiniz?

Bana biraz para verebilir misin?

Lütfen bana tuzu ve karabiberi verir misin?

O bana baktı ve gülümsedi.

Herhangi bir sorunuz varsa lütfen bana bildirin.

Adresinizi değiştirirseniz lütfen bana bildirin.

Amcam bana bir hediye verdi.

Dayım bana bir hediye verdi.

Ah! Onu bana göster lütfen.

O bana ilginç görünüyor.

O bana 'Seni seviyorum' dedi.

Larry Ewing bana cevap vermiyor.

Bana ilaç gerek. Eczane nerede?

Bana ilaç gerekiyor. Eczane nerede?

Lütfen bu kalemi bana ödünç ver.

Bana hikayeyi anlat.

Hiç kimse bana yardım etmedi.

Bu raket bana ait.

Ben insanım, insana dair hiçbir şey bana yabancı olamaz.

Onu bana ver, lütfen.

Baba, bana bir vuvuzela al!

İki kameradan hangisinin daha iyi olduğunu bana söyle.

Sanırım hapşıracağım... Bana bir mendil ver.

Bana cevap ver.

O bana biraz garip geliyor.

Bana bir kahve ver, lütfen.

Bana resmi gösterir misin?

Lütfen adresini bana söyle.

Babam, doğum günüm için bana bir kamera aldı.

Bu kalem bana ait.

Lütfen bana bir bardak su ver.

O bana babasının öldüğünü söyledi.

Babam bana bir çift eldiven aldı.

O bana bu sözlüğü tavsiye etti.

Lütfen bana bir fincan süt ver.

Lütfen bana yardım et.

Bana nasıl uçacağımı öğretebilir misin?

Bana nasıl hırsızlık yapılacağını öğretebilir misin?

Trenin ne zaman kalkacağını lütfen bana söyleyebilir misin?

Onu neden sevdiğini lütfen bana söyler misin?

Babam bana kitabı aldı.

Bana gerçeği söyle.

Bana gerçeği anlat.

Bu kalem bana en az yüz dolara mâl oldu.

Babam, doğum günüm için bana birkaç CD aldı.

O artık bana gülümsemiyor.

Bana gülme.

Bu delil bana karşı.

Bana başka bir kamera göster.

Bana bir şiş pişirir misin, lütfen?

Lütfen bana tuz ve biber ver.

Evet, Bob bana yardım etti.

Kardeşim ödevimi yapmamda bana yardım etti

Teyzem bana yeni bir etek yaptı

Bana birkaç bardak getirir misin lütfen.

Bana geçmiş günlerimi hatırlatmaksızın bu kitabı hiç okumadım.

Babam bana büyük bir servet bıraktı.

Bana bir zımba ödünç verebilir misiniz?

O şarkı bana tanıdık geliyor.

Bisikletini birkaç günlüğüne bana ödünç verebilir misin?

İstasyona giden yolu bana söyleyecek misiniz?

Bana bir CD aldığını söyledi.

Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen.

Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.

Eğer kaldıysa bana biraz kahve ver.

Ann bu hediyeyi bana verdi.

Bana o masalı anlatan dedemdi.

Bana meraklıydı.

Bana başkalarını da gösterin.

Ah! Bana nasıl olduğunu göster!

Birisi bana içtiğin her sigara ömründen yedi dakika alır dedi.

Bana bu haritada gösterir misiniz lütfen?

Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.

Lütfen kısa sürede bana bir cevap yaz.

İnan bana.

Koltuğumu bana gösterdiler,

Bana iki parça tebeşir ver.

Bana ödeme yapılmasını reddettim.

Bana bakan adamın farkında değildim.

Bana yardım etmeyi önerdi.

Tom bana bir kalem verdi.

Bana pencereyi açık bırakmamı söyledi.

Yakında geri geleceğine dair bana söz verdi.

Bil bakalım, bana ne oldu?

Also check out the following words: istemedik, gösterilerini, evindeki, Uzlaşmaktan, Dosyada, belgemiz, Giderlerimize, sabırsızlanıyoruz, değerlendirdik, geçebildik.