Turkish example sentences with "alıyor"

Learn how to use alıyor in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bu minibüs 25 yolcu alıyor.

Kızım dükkândan süt alıyor.

O her zaman benden borç para alıyor.

O, müzisyenlik ve dansçılık dersleri alıyor; yüzme ve tenis derslerini saymıyorum.

Yaşlı adam kalbi için güçlü ilaçlar alıyor.

O, üniversitede hukuk eğitimi alıyor.

Bu göl ülkede en derinler arasında yer alıyor.

Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.

Arkadaşım Korece eğitimi alıyor.

Tom bir caz kulübünde haftada üç gece sahne alıyor.

Tom yaptığı bütün iş karşılığında ne alıyor?

Kim bu sorun için sorumluluk alıyor?

Bu karışıklık için kim sorumluluk alıyor?

Kim kayıp için sorumluluk alıyor?

Tom Mary'nin kilo alıyor gibi göründüğünü düşündü.

Bu işi bitirtmek oldukça çok fazla zamanımızı alıyor.

Tom kilo alıyor.

O, bugün bir günlük izin alıyor.

O, bir kitaplık yapabilmesi için biraz kereste satın alıyor.

Arkadaşım Mike Oxford Üniversitesi'nde kimya eğitimi alıyor.

Kate asıl branş olarak Almancayı alıyor.

Tom elinden geleni yaptı fakat hâlâ kötü notlar alıyor.

O, nefes alıyor mu?

O, kilo alıyor.

O matematik eğitimi alıyor.

Kadın notlar alıyor.

Teslimat için bir ücret alıyor musunuz?

Ondan sık sık haber alıyor musun?

Yakında kar alıyor olacağız.

O, modern edebiyatı asıl branş olarak alıyor.

O, ana branş olarak çocuk psikolojisi eğitimi alıyor.

Bu bira kupası bir pint alıyor.

Erkek kardeşim üniversitede zevk alıyor gibi görünüyor.

Birçok insan sizi örnek alıyor. Onları hayal kırıklığına uğratmayın.

O, zor nefes alıyor.

Okula yürüyerek gitmek yarım saatimizi alıyor.

Yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alıyor.

Tom bugün izin alıyor.

İşler gittikçe daha kötü bir hal alıyor.

Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?

O muhabir haberin kokusunu alıyor.

Düzenli olarak herhangi bir ilaç alıyor musun?

Her zaman pahalı elbiseleri alıyor.

Tom son zamanlarda kilo alıyor.

Tom korku filmleri izlemekten zevk alıyor gibi görünüyor.

Tom satın alıyor.

Basketbol takımımız uzun boylu erkekleri alıyor.

Tom sık sık nefes alıyor.

İyi ücret alıyor.

Tom nefes alıyor.

Nefes alıyor musun?

Kokuyu alıyor musun?

O duş alıyor.

Kız süpermarkette süt alıyor.

Duydum ki İngiliz insanlarla arkadaşlık kurmak zaman alıyor.

Tom not alıyor.

Tom hâlâ nefes alıyor.

Tom Fransızcayı asıl branş olarak alıyor.

Tom antideprasanlar alıyor.

Tom su alıyor.

Tom sonuçları alıyor.

Tom yardım alıyor.

Tom kahve alıyor.

Tom normal nefes alıyor.

Tom aşırı derecede nefes alıyor.

Tom zor nefes alıyor.

Tom zar zor nefes alıyor.

Tom toz alıyor.

Bu otomat sadece yüz yen'lik madeni paraları alıyor.

Kim satın alıyor?

Bunun için ödeme alıyor musun?

Hâlâ nefes alıyor.

Okula yürümek on dakikamı alıyor.

Proje şekil alıyor.

O, üniversitede tarih eğitimi alıyor.

Tom tüm bundan zevk alıyor gibi görünüyor.

Tom Fransızca eğitimi alıyor.

Tom hâlâ duş alıyor mu?

Tom yüzme dersleri alıyor.

Tom yönetimi alıyor.

Bütün bunu alıyor musun?

Bunu alıyor musun?

Doğum günü için Tom'a bir şey alıyor musun?

Dünya bir meteor yağmuru alıyor.

Avukatımdan haber alıyor olacaksın.

Dikiş dersleri alıyor.

Tom figür pateni dersleri alıyor.

İşe gitmek her sabah iki saatini alıyor.

Şirket mevsimlik olarak yeni personel işe alıyor.

Tom gerçekten yüksek bir maaş alıyor.

Peter bir erkek kedi satın alıyor.

Tom duş alıyor.

O kilo alıyor.

Clara aylardır müzik dersleri alıyor.

Çok alkol alıyor.

Hâlâ zor nefes alıyor.

Annem bana bir oyuncak alıyor.

Sarımsak kokusu alıyor musun?

Yarın diplomasını alıyor.

İşsizlik sıralamasında, üniversite mezunları ilk sırada yer alıyor.

Bu kütüphaneden kitap ödünç alıyor musun?

Also check out the following words: arabayla, Susuz, yaşayamazsın, deneyimli, Bilmeliyiz, bileceğiz, çocuğun, annesi, sunucu, bilerek.