Turkish example sentences with "yardım"

Learn how to use yardım in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bana yardım edebilir misin?

Her kimin ihtiyacı olursa ona yardım et.

Her diğerine yardım etmeliyiz.

Dün babama yardım ettim.

Sana yardım edebilir miyim?

Yardım edebilir miyim?

Üzgünüm, ona yardım edemedim.

Sana bulaşıkları yıkamanda yardım edeyim.

Hiç kimse bana yardım etmedi.

Yardım et!

"İngilizce ödevime yardım edecek misin?" "Tabii ki de."

Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.

Marie annesine yardım ediyor.

Madem buradasın temizlemeye yardım edebilirsin.

Sabun kiri çıkarmaya yardım eder.

Lütfen bana yardım et.

Ben her zaman sana yardım etmeye hazırım.

Şu sana yardım etmeyecek.

Evet, Bob bana yardım etti.

Kardeşim ödevimi yapmamda bana yardım etti

Yardım edersen memnun olurum.

Babamız burada olsa bize yardım ederdi.

O, Mackintosh çocuğa yardım eder.

İlk yardım ekibi gelinceye kadar dayanmaya çalış.

Bana yardım etmeyi önerdi.

O,sadece yardım istemek zorunda.

Başkan Roosevelt yardım etmeyi kabul etti.

Sadece ,sana yardım etmekten çok hoşnut olacak.

O,çocukken,annesine yardım etmek için sıkı çalıştı.

Şu çantaları taşımaya yardım ettim.

Kendi kendine yardım en iyi yardımdır.

Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.

Rahatsız ettiğim için özür dilerim ama arabam bozuk, yardım edebilir misiniz?

Tabii ki sana yardım edeceğim.

Bu kutuyla sana yardım edeyim mi?

Yardım edemem ama onu gördüğüm zaman ona yakınlık gösterebilirim.

Ben, ne pahasına olursa olsun ona yardım etmeliyim.

Bu kursta, daha çok bir yerli gibi konuşmanıza yardım ederek zaman geçireceğiz.

Annene kim yardım eder?

Birisi sana yardım ettiğinde, en azından, " teşekkür ederim" diyebilirdin.

Biri yardım için bağırıyor.

Biri yardım istiyor.

" Yardım için teşekkürler." " Lafı bile olmaz."

Ona yardım etmesi gerekiyor mu?

Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.

Babama işinde yardım ettim.

Tom yardım almadan oğlunu yetiştirdi.

Meşguldüm ama anneme yardım ettim.

Ben ona yardım edemeyecek kadar çok meşgulüm.

" Kurt, kurt " diye çocuk bağırdı! ve köylüler ona yardım etmek için dışarı çıktılar.

Tanrılar kendilerine yardım edenlere yardım ederler.

Tanrılar kendilerine yardım edenlere yardım ederler.

O, yoksullara yardım eli uzattı.

Ada halkı bizden yardım istedi.

Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikrine cezbedildim.

Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikri beni cezbetti.

Mümkün olursa sana yardım edeceğim.

Biz yoksullara yardım etmeliyiz.

Ona yardım etmemiz gerektiği sonucuna vardık.

Korkarım ki yardım etmek için yapabileceğim çok şey yok.

Ben, kızın yardım için ağladığını duydum.

Ona yardım etmelisin, ve çabucak!

Ona yardım etmen gerek.

Lütfen Bay Nomura'yı karşılamama yardım edin.

Ev ödevimde bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.

O, Allah bize yardım etsin! ' Dedi.

Eğer herhangi bir sıkıntın olursa, benden yardım iste.

Ev ödevinde ona yardım ettim.

O, yaşlı bir adamın yolu geçmesine yardım etti.

Birbirimize yardım etmek bizim görevimizdir.

Size yardım edemediğimiz için üzgünüz.

Yarın telefonla Tom'a ulaşmayı ve bize yardım etmesini rica etmeyi planlıyorum.

Yarın Tom'u arayacağım ve yardım etmesi için ona rica edeceğim.

Siz bir şeyi kanıtlamaya çalışırken, bu onun doğru olduğunu bilmenize yardım eder.

Benim bahçe işlerinde bana yardım etmeni istiyorum.

Benim ev ödevimde senin bana yardım etmeni istedim.

İşim olmasa, sana yardım ederim.

Bana yardım edecek kimsem yok.

Bana yardım ederken bir risk aldı.

Bana yardım edecek birçok arkadaşım var.

Bana yardım etmek için yaptığı teklifi reddetmek niyetindeyim.

Ben bir genç kızın yardım çağrısı yaptığını duydum.

Bana yardım edecek birine ihtiyacım var.

Kasırga mağdurları hükümetten mali yardım aldı.

Hasta yardım almanın ötesindeydi, onun için doktorlar daha fazlasını yapamadı.

Biz birbirimize yardım etmeliyiz.

Birbirimize yardım etmeliyiz.

Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.

O, bir yardım çığlığı duyduğunda, bisikletiyle geçiyordu.

Bana biraz yardım etseydin, güzel olurdu.

Lütfen bunu aşağı çekmek için bana yardım edin.

Birkaç rehber kitap satın aldım, onların hiçbiri bana yardım etmedi.

Tom Mary'yi John'a yardım ettirmeye çalıştı.

Tom, Mary'nin ev ödevinde John'a yardım etmesini rica etti.

Tom Mary'nin John'un evine gitmesi ve ona yardım etmesi gerektiğini düşünüyordu.

Tom taşınmama yardım etti.

"Sana kim yardım etti?" " Tom etti. "

Yarın Tom'la telefonda temas kuracağım ve bize yardım etmesini rica edeceğim.

Tom yardım başvurusunda bulundu.

Ben, ulusal hükümetten herhangi bir yardım almamızın çok olası olmadığını düşünüyorum.

Tom'un Mary'den yardım istemesi gerekirdi.

Also check out the following words: kağıdı, pul, mendil, alıyorum, konsere, davet, Washington, Birleşik, Devletleri'nin, Polis.