Turkish example sentences with "vardı"

Learn how to use vardı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Koyu kahverengi saçları vardı.

Üç uçağımız vardı.

Yıllar önce burada bir kale vardı.

Konserde çok fazla insan vardı.

Konserde çok fazla kişi vardı.

Konserde bir sürü insan vardı.

Konserde bir sürü kişi vardı.

Paris'te onunla buluşma şansım vardı.

Hepimiz için yeterli yiyecek vardı.

Uçak tam olarak dokuzda vardı.

Uzun zaman önce burada bir köprü vardı.

Salonda büyük bir kalabalık vardı.

Bahçede yetişen bir kiraz vardı.

Gri saçları vardı.

Sınıfta az sayıda çocuk vardı.

Bekleme salonunda beş hasta vardı.

Menüde çok çeşitli yemekler vardı.

Dün Tokyo'ya vardı.

Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.

Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.

Oğlana gönderilen mektupta enteresan bir hikâye vardı.

Oğlana gönderilen mektupta ilginç bir hikâye vardı.

Oğlana gönderilen mektupta enteresan bir öykü vardı.

Oğlana gönderilen mektupta ilginç bir öykü vardı.

Bütün dünyada barış vardı.

Gökyüzünde görülebilecek birçok yıldız vardı.

Havaalanında hepsi iş için çığırtkanlık yapan yüzlerce taksi vardı.

Dün gece tren istasyonu yakınında bir yangın vardı.

Acelemiz vardı.

Döşemenin her tarafında kan vardı.

O iki gün önceden vardı.

Köşe başında postane vardı.

Çok sayıda insan vardı.

Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.

İki insan birbirlerini mükemmel şekilde anlıyorlardı, ve birbirlerinin güçlü niteliklerine karşılıklı saygıları vardı.

Eve gitmek için acelesi vardı.

Görevi tamamlamak için daha fazla zamana ihtiyacı vardı.

Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.

Garajımdan çıkamadım çünkü yolda bir araba vardı.

O gece ay vardı.

Diyarbakır'da adı «Yaşmar» olan bir market vardı.

Vaktiyle bir adam ve karısı vardı. İçinde oturacak evleri yoktu. Tarlalarda yaşıyorlardı ve bir ağacın dibinde uyuyorlardı.

Sergio Ramos: "Madrid'in Mou gibi birisine ihtiyâcı vardı".

Evin etrafında taş bir duvar vardı.

Onun içinde iki kişi vardı, onun kız öğrencilerinden birisi ve genç bir adam.

Gölün üzerinde yüzlerce kuş vardı.

Sahilde az sayıda kişi vardı.

Noktada on polis memuru vardı.

Ne yazık ki yanında sadece beş dolar vardı.

Geçen hafta konserde altı kişi vardı.

Ona bir köpek aldı. Ancak, o köpeklere alerjisi vardı, bu yüzden birine vermek zorunda kaldı.

Onların arabalarında "önce Irak sonra Fransa" diye okunan çıkartmalar vardı.

Okula tam zamanında vardı.

O, az önce New Tokyo International Airport'a vardı.

O şirketin yeni bilgisayar mimarisi ile ilgili bir sorun vardı. Onlar şimdi bir iptal çılgınlığını gözden geçirecekler.

Yüzünde dalgın bir bakışı vardı.

Cinderella'nın iki aşağılık üvey kız kardeşi vardı.

Onun herkesi rahatlatan alçakgönüllü bir havası vardı.

O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.

Haiti'de büyük bir deprem vardı.

Seni kutlamak için uğrayamadım, çünkü acelem vardı.

O, çok dikkatli yazmasına rağmen, yazma ödevinde çok sayıda hataları vardı.

Askerlerin bol miktarda silahları vardı.

Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.

Ken Kyoto'ya vardı.

Odada çok az mobilya vardı.

Odada dört parça mobilya vardı.

Odada birkaç çocuk vardı.

Odada çok sayıda çocuk vardı.

Kazada yaralanan on beş kişi vardı.

Yıl boyunca mükemmel katılımım vardı.

Burada bir şömine vardı fakat sanırım o yıkıldı.

Bifteğin muhteşem bir tadı vardı.

Üstünde sadece yüz yeni vardı.

Yanında sadece 100 yeni vardı.

Üç oğlu vardı.

Ona refakat edecek tek hizmetçisi vardı.

Bir zamanlar İngiltere'de kötü bir kral vardı.

Yeni bir araba satın alması için babasına baskı yaptığında Catherine'nin bir art niyeti vardı; O, arabayı kendisinin sürebileceğini umuyordu.

Tom hariç herkes vardı.

Bizim açık havada bir partimiz vardı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Fransa ile bir anlaşması vardı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Meksika ile bir dostluk antlaşması vardı.

Geçen yıl çok kar vardı.

Bu yıl çok yağmur vardı.

Dün gece gök gürültüsü ve şimşek vardı.

Hatırı sayılır bir tartışmadan sonra, alıcı ve satıcı anlaşmaya vardı.

Bizi istasyona götürmesi için bir taksiye ihtiyacımız vardı.

Bu üç kişinin aralarında 50 lirası vardı.

Üç adam vardı.

Gerçekten bir Alice vardı, fakat Harikalar Diyarı hayal gücünün bir uydurmasıdır.

Üç gün boyunca bir şey yememişti, adamın gıda dışında herhangi bir şey hakkında düşünme sorunu vardı.

Uçuştan sonra her yerde morlukları vardı.

Benim için sürpriz oldu, güzel bir sesi vardı.

Duvarda Sir Anthony'nin piyanoda büyük bir resmi vardı.

Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.

Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.

Yüzünde garip bir görünüm vardı.

İki lider arasında şiddetli bir fikir çatışması vardı.

Bu ikisinin görüşü arasında büyük bir uçurum vardı.

Diktatörün tüm yardımcıları ile ilgili mutlak sadakatı vardı.

Also check out the following words: esti, esiyordu, sakinleşti, ağaçlara, usulca, mücevherimdir, uyarılarını, dinleseydim, şarkıcıdan, Başarısını.