Turkish example sentences with "söyledi"

Learn how to use söyledi in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.

O ne söyledi?

O oldukça güzel söyledi.

Altı yaşında o, daktiloyu kullanmayı öğrendi ve öğretmenine el ile yazmayı öğrenmesine gerek kalmadığını söyledi.

Bogdan yarın orada olacağını söyledi.

O bana babasının öldüğünü söyledi.

Bana bir CD aldığını söyledi.

Oğlan belki ebeveynlerini mutlu etmek için yalan söyledi.

Bana pencereyi açık bırakmamı söyledi.

Antlaşmanın adaletsiz olduğunu söyledi.

Arkada kalmamı söyledi.

Bir hafta önce onunla karşılaştığını söyledi.

Birisi bana söyledi.

Öğretmen herkese söyledi: " Düğünümüz şimdi başlıyor."

O, üç tane yedi ve yine aynı sayıda yiyebileceğini söyledi.

O, yatakta hasta yattığını söyledi, bu bir yalandı.

O, bir arkadaşına çok yorgun ve güçsüz hissettiğini söyledi.

Bir muhabir, onun azgın bir bulldog köpeğine benzediğini söyledi.

Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.

Birisi bir şey söyledi, ama anlayamadık.

O, hemen geri döneceğini söyledi.

O, her gün yürüyüş yaptığını söyledi.

Tom yemeği masaya koydu ve herkese yemeye başlamasını söyledi.

Jim bizi beklemesinin bir sakıncası olmayacağını söyledi.

O, bana gelecek ay Nara'yı ziyaret edeceğini söyledi.

Bana odasını kullanabileceğimi söyledi.

O, oraya yalnız gitmememi söyledi.

O, bana ağustosta Paris'e gideceğini söyledi.

Lucy'nin annesi, ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.

Amcam her sabah koştuğunu söyledi.

Tom yaşlı bir köpeğe yeni hileler öğretemeyeceğinizi her zaman bize söyledi.

"Sue size çok kızgın," yeni garson kız söyledi.

O, kayıp kız hıçkırıklar arasında adını söyledi.

O, kazayı duyduğunu söyledi.

O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.

O yorgun olduğunu söyledi ve eve erken gitmek istemesinin nedeni budur.

" O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.

Lucy'nin annesi ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.

Tom hasta olduğunu söyledi, fakat o bir yalandı.

Tom bütün gün boyunca evi temizlediğini söyledi.

Geleceğini söyledi ve geldi.

Lincoln, askerlerin gerekli olduğunu söyledi.

Çöp tenekesini incelediğini gördüğüm çocuk dört gündür bir şey yemediği söyledi.

Doktor bana daha az yüksek kalorili atıştırmalıklar yememi söyledi.

Tamirci onarımın uzun sürmeyeceğini söyledi.

Onu gördüğünde, tanıyacağını söyledi.

Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi.

O, tek cevabın bir köle isyanı olduğunu söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri'nin engel olmayacağını söyledi.

O kelimelerin doğruca kalbinden geldiğini söyledi.

Polis kırmızı ışıkta caddeyi geçmememizi söyledi.

O benden hoşlanmadığını fakat yardımıma ihtiyacı olduğunu söyledi.

Herkes hatalı olduğumu söyledi.

Bu sabah Tom kız kardeşinin hâlâ yatakta hasta olduğunu söyledi.

O, yirmi yaşında olduğunu söyledi, gerçek değildi.

Şüpheli müfettişe bir yalan söyledi.

Ben hamlemi yaptığımda, o bana tokat attı ve soğuk bir duş almamı söyledi.

O, ormanda yürüdüğünü, yabani çiçekler aradığını söyledi.

O bana onun yaklaşık saat altıda burada olacağını söyledi.

Adam suçla ilgili masum olduğunu söyledi.

Sürücü İlk otobüsün sabah saat 6:00 da hareket ettiğini söyledi.

O bana nerede alışveriş yapacağını söyledi.

Bana nereye gideceğini söyledi.

O kolayca yalan söyledi.

O size bir şey söyledi mi?

O, size gerçeği söyledi mi?

O, John haberi duyduğu için çok memnun olması gerektiğini söyledi.

John sahnede hangi şarkıyı söyledi?

John gitar çaldı ve arkadaşları şarkı söyledi.

Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.

Arabaki herkes arabadan çıkmak ve bacaklarını germek istediğini söyledi.

O, sonuca bakarak aşağıdaki gibi söyledi.

Tom Mary'ye ocak ayında John'u gördüğünü söyledi.

Tom Mary'ye John'un söylediğine inandığını söyledi.

Tom Mary'ye John'la konuşmasını söyledi.

Tom Mary'ye John'u beklememesini söyledi.

Tom Mary'ye John'la yüzmemesini söyledi.

Tom Mary'ye John'un gerçekten gerilim altında olduğunu söyledi.

Tom Mary'ye John'un yapabileceği bütün şeyleri yapmadığını söyledi.

Tom, John'un niçin cırcır böceği izlemekten asla hoşlanıyor gibi görünmediğini Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.

Tom, John'un niçin bir polis olmak istediğini Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.

Tom, John'un seçimi kimin kazanacağını umduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.

Tom, John'un onun kaybettiği anahtarı nerede bulduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.

Tom, John'un Harvard'dan ne zaman mezun olduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.

Tom, John'un ne zaman aşçılığa başlamayı planladığını Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.

Londraya giderken Bay Higgins Tom ve Susie'ye bir sürü ilginç şeyler söyledi.

Tom hasta olduğunu söyledi, bu bir yalandı.

Tom ona o şiiri iki yıl önce yazdığını söyledi.

Tom bize başının ağrıdığını söyledi.

Tom bize yazacağını söyledi.

Tom köpeğe kalmasını söyledi.

Tom, eğer gerekirse onun için bir harta çizeceğini söyledi.

Tom ebeveynlerinden hiçbirinin Boston'da bulunmadığını söyledi.

Tom Mary'ye Ekimde Boston'a gideceğini söyledi.

Tom Mary'ye işinden vazgeçeceğini ve Boston'a geri döneceğini söyledi.

Tom Mary'ye Boston'a gideceğini söyledi.

Tom sana Boston'da yaşadığı hakkında sana yalan söyledi.

Tom Mary'ye 2.30'a kadar evde olmasını söyledi.

Tom Mary'ye 2.30'dan önce ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.

Tom 2.30'da geri döneceğini söyledi.

O, ne zaman geleceğini söyledi?

Also check out the following words: zorlanmadı, gelmediğine, yarışan, adaylardan, şarkıcılardan, cerrahisinde, Tahiti'de, rakiplerin, zorlusu, fincanına.