Turkish example sentences with "istemiyorum"

Learn how to use istemiyorum in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bu grupla kendimi tanıtmak istemiyorum.

Bu tarz bir kanepe almak istemiyorum.

Artık onu istemiyorum.

Yüzlerinizi görmek istemiyorum.

Hava hakkında konuşmak istemiyorum.

Herhangi bir sandviç istemiyorum.

Onu asla tekrar görmek istemiyorum.

O meseleye karıştırılmak istemiyorum.

Ömrümün en iyi yıllarını senin için harcamak istemiyorum.

Dönmek istemiyorum.

Pekala, evet, fakat herhangi bir kişinin haberdar olmasını istemiyorum.

Oraya tek başına gitmeni istemiyorum.

Bunun gibi ağır sorumlulukları üstlenmek istemiyorum.

İtalya'ya gitmek istemiyorum.

Ben dışarı çıkmak istemiyorum.

Benimle gitmezsen, gitmek istemiyorum.

Yurt dışında bir geziye davet edildim, ama ben gitmek istemiyorum.

Bu tür bir kanepe satın almak istemiyorum.

Ben bir daha seni burada asla görmek istemiyorum.

Seni vurmak istemiyorum, fakat zorunda kalırsam, vururum.

Ben bir özür istemiyorum. Ben bir açıklama istiyorum.

Bunu güvenli bir yerde sakla. Ona kimsenin dokunmasını istemiyorum.

Ben yatmak istemiyorum.

Tom'u yeniden incitmek istemiyorum.

Bir yere gitmek istemiyorum.

Bu kadarı yeter. Ben artık istemiyorum.

Ona boyun eğmek istemiyorum.

Ben artık kocan olmak istemiyorum.

Artık bu projenin bir parçası olmak istemiyorum.

Hastalandığını asla görmek istemiyorum.

Başını belaya soktuğunu asla görmek istemiyorum.

Boston'da yaşamak istemiyorum.

Ben oraya dönmek istemiyorum.

Ben vazgeçmek istemiyorum.

"Ben gitmek istemiyorum. " " O senin çağrın. "

Ben köpek boku temizlemek istemiyorum.

Ben onun hakkında konuşmak istemiyorum.

Ben soruşturmanın yanmasını istemiyorum.

Ona en küçük bir rahatsızlık bile vermek istemiyorum.

Ben okula gitmek istemiyorum.

Ben akşam yemeği istemiyorum.

Ben şarap istemiyorum.

Ben bu işin içinde yer almak istemiyorum.

Ben öğle yemeği istemiyorum.

Ben artık istemiyorum.

Ben bira istemiyorum.

Et istemiyorum.

Hiç para istemiyorum.

Kahve istemiyorum.

Yalnız gitmek istemiyorum.

Niçin gitmiyorsun? Çünkü istemiyorum.

Burada yemek istemiyorum.

Sizin evlerinizi istemiyorum.

Gerçekten gitmek istemiyorum.

Riskleri almak istemiyorum.

Dondurma istemiyorum.

Ben yeşil çay istemiyorum.

Bugün çalışmak istemiyorum.

Dışarı çıkmak istemiyorum.

Artık yalan söylemek istemiyorum.

İkilemde kalmayı hiç istemiyorum.

Ben seninle konuşmak istemiyorum.

Hiç sandviç istemiyorum.

Daha fazla istemiyorum, teşekkür ederim. Ben tokum.

Artık yemek istemiyorum.

Bronzlaşmak istemiyorum.

Onun bana dokunmasını istemiyorum.

Sınavımda başarısız olmak istemiyorum.

Konuştuğunu duymak istemiyorum.

Tek başıma yaşamak istemiyorum.

İçecek bir şey istemiyorum.

Onu hiç görmek istemiyorum.

Ben uçuşumu kaçırmak istemiyorum.

Bu maçı kaybetmek istemiyorum.

Şu anda yürümek istemiyorum.

Böyle bir riske girmek istemiyorum.

Tek başıma daha fazla zaman geçirmek istemiyorum.

Sınavda başarısız olmak istemiyorum.

O kadar uzun beklemek istemiyorum.

Riskli bir şey yapmak istemiyorum.

Ellerimi kirletmek istemiyorum.

10 dolardan daha fazla harcamak istemiyorum.

Daha fazla özürler işitmek istemiyorum.

Ben özellikle bir yere gitmek istemiyorum.

Bu öğleden sonra dışarı çıkmak istemiyorum.

Size sorunlarımı yüklemek istemiyorum

Herhangi bir yanlış anlama olmasını istemiyorum.

Artık şikâyet ettiğini duymak istemiyorum.

Bu sabahtan beri şiddetli yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.

Ben onu istemiyorum.

Ben merhametini istemiyorum.

Ben bir şey istemiyorum.

Şimdi ölmek istemiyorum.

Hayatımın geri kalanını pişman olarak geçirmek istemiyorum.

Oraya yalnız gitmek istemiyorum.

Şimdi öğle yemeği yemek istemiyorum.

Sizi dinlemek istemiyorum.

Onu asla yeniden görmek istemiyorum.

Çok fazla avantaj almak istemiyorum.

Onunla görülmek istemiyorum.

Başkası için riske girmek istemiyorum.

Also check out the following words: sorunlar, olmalıydık, okumasına, aydınlıktı, çalışamaz, lisede, giriyor, bağlantı, bağımlılık, Görünüm.