Turkish example sentences with "bu"

Learn how to use bu in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bu gemi okyanus yolculuğu için uygun değil.

Bu kitap.

Bu kitap okul kütüphanesinin.

Bu Mahjong.

Bu otobüs elli kişilik.

Bu sadece bir şakaydı.

Bu oyunlar yetişkin kategorisi altında listelenmiş.

Bu köprü on tondan fazlasını taşıyamaz.

Bu filmi sevdim.

Bir gün için bu kadarı yeterli.

Bu tırtıl harika bir kelebek olacak.

Bu tırtıl harika bir kelebeğe dönüşecek.

Bu kıyafetim çok demode.

Bu elma tatlı.

Bu kişi kim?

Bu grupla kendimi tanıtmak istemiyorum.

Bu bir sürpriz.

Bu önemli değil.

Kitapları bu öğrenciye verdim.

Bu renk hoşuna gidiyor mu?

Tüm bu yılları kaybettin.

Bu yemek.

Bu kim?

O bu evleri kimin yaptığını bilmiyor.

Bu makas iyi kesmiyor.

Bu Brian Rock.

Bu, Kazakistan'da yapıldı.

Bu Cao Cao'nun hilecisi.

Bu minibüs 25 yolcu alıyor.

Teşekkürler, hepsi bu.

Bu benim için fazla zordur.

Bu kitaplar senin.

Bu toprak okula ait.

Bu tükenmez kalemi iki dolara satın aldım.

Bu kravat sana çok yakışıyor.

O bu şehirdeki en büyük oteldir.

Bu bir postane, şu ise bir bankadır.

Bu iyi bir kitaptır ama şu daha iyidir.

Bu John'dur ve o da onun biraderidir.

Bu bir ev, şu ise camidir.

Bu şehir ABD'dedir.

Bu günlerde aklımda çok fazla şey var.

Bu tarz bir kanepe almak istemiyorum.

Bu kitabı yazan adam bir doktor.

Bu oda uyumak için uygun değil.

Bu siste yol işaretlerini göremiyorum.

İngiliz, Belçikalı ve Hollandalı bir meyhaneye girer ve tezgahta otururlar. Barmen söyler, "Bir dakika bekleyin, bu bir şaka mı ne?"

Bu iyi bir gazete, değil mi?

Bu doğru.

Bu yazılımı derlerken bazı sorunlarla karşılaşıyorum.

Uygun bir güvenlik duvarı sistemiyle bu sunucuyu yapılandırmam gerekiyor.

Bu doğru olamaz.

Bu kayıt cihazı yeni değil.

Bu teyp yeni değil.

Bu kasetçalar yeni değil.

Bu kitabı sana vereceğim.

Bana bu kalenin anahtarını ver!

Bu benim için fazla zordu.

O bu kitap.

Bu şarkıyı bilmiyordum.

Bu ucuz değildi, değil mi?

Bu benim bisikletim.

Bu elma çok kırmızı.

Bu da bir elma.

Bu elmalar büyük.

Bu otobüs Minsk'e gidiyor.

Bu, Japonya'nın bayrağıdır.

Bu kadını nerede gördün?

Bu benim sorum.

Bu diskete format atmamalısın.

Bu disketi biçimlendirmemelisin.

Bu bir şakadan başka bir şey değildi.

Bu sınıfta kırk öğrenci var.

Bu bilgisayarın bir Pentium işlemcisi var.

Bu çocuğun annesi bir sunucu.

Bu elma henüz olgunlaşmamış.

Bu bir kitap.

Bu benim eşim Edita.

Bu benim karım Edita.

Bu, ata benzeyen bir köpek.

Bu evde hiç kimse yaşamıyor.

Bu tür evi sevmiyorum.

Bu tip evden hoşlanmıyorum.

Bu ayakkabılardan memnunum.

Bu bölgede çok az kitapçı var.

Bu kitabı çok ilginç buldum.

Bu kitabı çok enteresan buldum.

Affedersiniz, bu kadın kim?

Bu işi yarından sonraki güne kadar bitirmeliyim.

Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!

Bu bisiklet benim.

Bill bana bu kitabı getirdi.

Bu nedir?

Bu ürün İtalya'da üretilir.

Bu işaret ne anlama geliyor?

Picasso bu resmi 1950'de yaptı.

Bu akşam gerçekten yoruldum.

Bu küçük bir köpek.

Google Translate, Ubuntu Çevirileri için yeterince iyi değildir. Ayrıca bu, Ubuntu ilkesine de aykırıdır.

Bu oyunlar yetişkin kategorisi altında sıralanmış.

Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak.

Also check out the following words: Bekleyen, derviş, muradına, ermiş, beklediysek, sabırsız, beklediyse, sinirli, azarlandım, karşılaşmadan.